ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık yetkilerinin sınırlarına ilişkin tartışma yaratacak ifadeler kullandı. Trump, kararlarını anayasa veya yargı mekanizmalarının değil, kendi "yüksek ahlak anlayışının" sınırlandırdığını savundu.
Washington – ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık yetkilerinin kullanımı ve sınırları konusunda CBS News’e verdiği mülakatta, Amerikan siyasi sistemindeki denge ve denetleme mekanizmalarını yok sayan açıklamalardabulundu. Trump, kendisini durdurabilecek tek gücün uluslararası hukuk veya anayasa değil, şahsi vicdanı olduğunu belirtti.
Başkan Trump, röportajda yetkilerinin anayasa veya federal mahkemeler tarafından kısıtlanıp kısıtlanmadığı yönündeki bir soruya net bir yanıt verdi. Trump, "Yetkim anayasa ya da mahkemelerle değil, kendi ahlakımla sınırlı. Ben ahlaklı bir insanım," ifadelerini kullandı.
"Mahkemelere İhtiyaç Duymayacağız"
Beyaz Saray'daki ikinci döneminde aldığı kararlarla sık sık gündeme gelen Trump, yargı organlarıyla olan ilişkisine dair bakış açısını da dile getirdi. Ülke yönetimi konusunda yargı denetimine ihtiyaç duymayacağı imasında bulunan Trump, "Asla mahkemelere gelmeyeceğiz. Anayasaya da başvurmayacağız. Çünkü ben ülkemiz için neyin iyi olduğunu görmek istiyorum ve mahkemeler de bunu görmek ister," şeklinde konuştu.
Venezuela Operasyonu ve "Vicdan" Vurgusu
Trump, söz konusu "ahlaki sınır" argümanını ABD'nin Venezuela’da yürüttüğü askeri operasyonlar bağlamında örneklendirdi. Operasyonlarda yaşanan can kayıplarına değinen ABD Başkanı, karşı tarafta da olsa insanların zarar görmesini istemediğini belirtti.
Kendisinin "yüksek bir ahlak anlayışına" sahip olduğunu savunan Trump, "Ölüm görmekten hoşlanmam. İnsanlarımızın zarar görmesini istemem. Karşı taraftakilerin zarar görmesini de istemem. Bu benim ahlakımla sınırlı ve benim ahlak anlayışım çok yüksek. Dolayısıyla (yetkilerim) bu şekilde sınırlandırılmış durumda," değerlendirmesinde bulundu.
Başkan'ın bu sözleri, kuvvetler ayrılığı ilkesi ve hukukun üstünlüğü konularında Washington'da yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Hukukçular ve siyasi analistler, başkanın yetkilerini anayasal çerçevenin dışında, tamamen kişisel inisiyatife dayalı olarak tanımlamasının Amerikan demokrasisi için ne anlama geldiğini tartışıyor.