Antalya ve çevresinde yürütülen uzun soluklu adaptasyon çalışmaları sonuç verdi. İthalatın önüne geçilmesi ve sertifikalı fidan üretimi amacıyla tescillenen 8 tropikal meyve çeşidi, resmen Milli Çeşit Listesi'ne dahil edilerek Türk tarımına kazandırıldı.
Türkiye’nin tarım başkenti Antalya’da, katma değeri yüksek ürünlere geçiş stratejisi kapsamında 2017 yılında başlatılan tropikal meyve adaptasyon projesi önemli bir başarıya ulaştı. Yurt dışından kontrolsüz fidan girişini engellemek ve üreticilere hastalıktan ari, sertifikalı üretim materyali sunmak amacıyla yürütülen çalışmalar neticesinde, 8 farklı tropikal meyve çeşidi tescil edilerek Milli Çeşit Listesi'ne kaydedildi.
Kurumlar Arası Güçlü İşbirliği
Tropikal meyve yetiştiriciliğinin Türkiye'deki adaptasyon sürecini hızlandırmak amacıyla kamu ve üniversite işbirliğiyle kapsamlı bir proje yürütüldü. Antalya Valiliği'nin desteğiyle hayata geçirilen çalışmada, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (BATEM), Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Akdeniz Üniversitesi ortak hareket etti.
Proje kapsamında özellikle Alanya, Gazipaşa ve Mersin’in Anamur ilçesindeki mikro klima özelliklerine sahip bölgeler pilot üretim alanı olarak belirlendi. BATEM bünyesindeki laboratuvarlar, seralar ve açık alanlarda yapılan detaylı denemeler sonucunda bölge iklimine en iyi uyum sağlayan çeşitler belirlendi.
Tescillenen Çeşitler ve Özellikleri
Milli Çeşit Listesi'ne girmeye hak kazanan çeşitler, lezzet ve pazar değeri açısından dünya genelinde talep gören türlerden oluşuyor. Yapılan incelemeler sonucunda tescillenen başlıca çeşitler şunlar:
- Ejder Meyvesi (Pitaya): "Cosmic Charlie" ve "Bloody Mary"
- Mango: "Kent"
- Çarkıfelek (Passiflora): "Possum Purple"
- Longan: "Kohala"
- Litchi (Liçi): "Brewster" ve "Mauritius"
Bu çeşitlerin tescillenmesiyle birlikte, mango, pitaya, çarkıfelek, papaya ve yıldız meyvesi gibi türlerin üretim miktarlarında özel sektör yatırımlarının da etkisiyle kayda değer artışlar gözlemlendi.
"Amacımız İthalatı Bitirip Üreticiyi Korumak"
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, enstitü olarak 5 farklı lokasyonda toplam 2 bin 856 dekar açık ve 41 dekar örtü altı alanda çalıştıklarını belirtti. Ünlü, Antalya'nın simgesinin narenciye olduğunu ancak son yıllarda tropikal meyve üretiminde de bir merkez haline gelmeye başladığını vurguladı.
Ünlü, turizm sektörü nedeniyle otellerin tropikal meyve talebinin yüksek olduğunu ve geçmişte bu ihtiyacın ithalat yoluyla karşılandığını hatırlatarak şunları kaydetti:
"Eskiden üreticilerimiz fidanları yurt dışından getirmek zorunda kalıyordu. Bu durum hem maliyeti artırıyor hem de kontrolsüz fidan girişiyle birlikte bazı hastalık ve zararlı böceklerin ülkemize taşınmasına neden olabiliyordu. Yaptığımız tescil çalışmalarıyla artık hastalıktan ari, verimi yüksek ve bölgeye adapte olmuş fidanları üreticimizin hizmetine sunuyoruz."
Üretim Havzası Genişliyor
Tescil işlemlerinin tamamlanmasının ardından özellikle Alanya ve Gazipaşa hattında tropikal meyve bahçelerinin sayısı hızla artmaya başladı. Kamu kurumlarının sağladığı sertifikalı fidan desteği sayesinde, bölge çiftçisi geleneksel ürünlerin yanı sıra getirisi yüksek olan bu yeni meyvelere yönelerek tarımsal ekonomiye yeni bir soluk getirdi. Yetkililer, adaptasyon çalışmalarının devam edeceğini ve üreticilere teknik desteğin süreceğini bildirdi.