Tokat'ın Erbaa ilçesinde yaşayan Şulen ailesi, 22 yaşındaki otizmli oğullarının gelişimi için evlerini bir kuzuya açtı. Doktor tavsiyesiyle başlayan süreçte 'Üzüm' adı verilen kuzu, ailenin en yeni üyesi olurken, Ali Eren'in iletişim becerilerinde sağlanan ilerleme dikkat çekiyor.
Tokat'ın Erbaa ilçesinde ikamet eden Şulen ailesi, otizmli oğulları Ali Eren'in (22) rehabilitasyon sürecinde alışılmadık ama etkili bir yöntem izliyor. Aile, oğullarının isteği üzerine sahiplendikleri ve "Üzüm" adını verdikleri kuzuya ev ortamında bebek gibi bakarken, hayvan sevgisinin Ali Eren üzerindeki iyileştirici etkisi görenleri şaşırtıyor.
Doktor Tavsiyesiyle Başlayan Serüven
Şulen ailesinin hayvanlarla tedavi (zooterafi) niteliği taşıyan bu yolculuğu, yaklaşık 15 yıl öncesine dayanıyor. O dönemde doktorların tavsiyesi üzerine aile, Ali Eren'in dikkat eksikliği ve his kaybı gibi sorunlarını aşmasına yardımcı olmak amacıyla eve "Fındık" ve "Fıstık" isimli iki kuzu almıştı.
Anne Reyhan Şulen, oğlunun geçmişte sıcak ve soğuğu hissetmediğini, çevreyle göz teması kuramadığını ve tepkisiz kaldığını belirtti. Ancak eve alınan kuzularla kurulan temasın, Ali Eren'in dünyasında önemli bir kırılma noktası yarattığı gözlemlendi.
"Oğlumu Hayvan Sevgisiyle Geri Kazandım"
Ali Eren'in kuzuların peşinden gitmesi, onlara süt verirken eline bulaşan sütün kokusuyla kuzuların elini yalaması gibi fiziksel temaslar, genç adamın duyusal algılarını harekete geçirdi. Anne Reyhan Şulen, bu süreçte oğlunun göz teması kurmaya başladığını ve iletişim kapılarının aralandığını ifade etti.
Yıllar sonra Ali Eren'in tekrar bir kuzu istemesi üzerine aile, henüz bir haftalıkken aldıkları ve şu an iki aylık olan "Üzüm"ü sahiplendi. Evin içinde altı bezlenen ve biberonla beslenen Üzüm, Ali Eren'in en yakın arkadaşı oldu.
Anne Şulen, yaşanan değişimi şu sözlerle anlattı:
"Ali normalde hiç konuşamayan, isteklerini anlatamayan bir çocuktu. Hayvan sevgisi sayesinde ben oğlumu tekrar kazandım. Şu an çok şükür istediği yemeği, gitmek istediği yeri, yapmak istediği her şeyi söyleyebiliyor. Otizm tamamen bitmedi ama Ali artık çok daha farklı, iletişim kurabilen özel bir birey."
Evin Maskotu Oldu
Şulen ailesi, Üzüm'ü sadece bir terapi aracı olarak değil, ailenin bir ferdi olarak görüyor. Evin içinde serbestçe dolaşan, bakımı titizlikle yapılan kuzu, ailenin neşe kaynağı haline gelmiş durumda. Reyhan Şulen, kuzuyu çocuğu gibi sevdiğini ve artık kendilerinden bir parça olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, otizmli bireylerde hayvanlarla kurulan bağın; sosyal etkileşimi artırma, stresi azaltma ve duyusal bütünlemeye katkı sağlama konusunda önemli rol oynadığını belirtiyor. Ali Eren'in hikayesi de bu bilimsel gerçeğin somut bir örneği olarak Erbaa'da yaşanmaya devam ediyor.