Brüksel’de temaslarda bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşmaları sayesinde Avrupa Birliği ile tam bir ekonomik entegrasyon içinde olduğunu belirterek, bu yapının Türkiye’yi fiilen AB ekonomik alanının bir parçası haline getirdiğini vurguladı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Belçika’nın başkenti Brüksel’deki temasları kapsamında Türkiye’nin AB Daimi Temsilciliği’nde sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileriyle bir araya geldi. Brüksel’deki görüşmelerinin amacını Türkiye-AB ilişkilerini Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu, iş dünyası ve STK'ler nezdinde güncellemek, karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak ve ilişkileri sağlıklı bir zeminde yürütmek olarak açıklayan Bolat, iki taraf arasındaki bağların çok boyutlu yapısına dikkat çekti.
Bakan Bolat, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin siyasetten enerjiye, savunmadan ulaştırmaya, ticaretten turizme kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirtti. Özellikle 30 yıl önce yürürlüğe giren Gümrük Birliği’nin sunduğu imkanlarla sanayi ve hizmetler sektörlerinde yüksek düzeyli bir ekonomik entegrasyon sağlandığını ifade eden Bolat, bu süreçten hem Türkiye’nin hem de AB’nin kazanç sağladığını dile getirdi.
AB Sanayi Hızlandırma Yasası ve Türkiye’nin Diplomasisi
Dünya ekonomisi ve ticaretinde yaşanan zorluklara değinen Bolat, AB içinde büyüme ve ithalat konularında ciddi endişeler yaşandığını ve bu doğrultuda yeni arayışlara girildiğini ifade etti. Bu kapsamda AB Komisyonu tarafından 4 Mart 2026 tarihinde kabul edilen "Sanayi Hızlandırma Yasası" taslağına değinen Bakan Bolat, yasanın ilk halinde sadece 27 AB üyesi ülkeyi kapsayan oldukça sınırlayıcı hükümler bulunduğunu aktardı.
Bakan Bolat, ilk taslakta yer alan kısıtlayıcı yaklaşımın ve otomotiv sektörü ile karbonsuzlaşma süreçlerindeki bazı engellemelerin kabul edilebilir olmadığını belirterek, Türkiye’nin bu süreçte çok yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü açıkladı. Yapılan girişimler sonucunda, Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması ortağı ülkelerin de kapsama dahil edilerek "Made in Europe" yaklaşımının "Made with Europe" (Avrupa ile üretildi) anlayışına doğru evrilmesinin sağlandığını kaydetti.
"Süreçler Birbiriyle Girift Hale Geldi"
Türkiye’nin resmi olarak AB üyesi olmasa dahi mevcut ticari anlaşmalarla birliğin ekonomik alanının doğal bir parçası haline geldiğini kaydeden Bolat, küresel tedarik zincirlerinin birbirine son derece bağımlı olduğunu hatırlattı. Günümüz uluslararası ticaretinde ürünlerin tek bir ülkede üretilmediğini, parçaların çok sayıda farklı ülkede üretilerek birleştirildiğini ifade eden Bolat, Türkiye’nin bu entegrasyondaki güçlü konumunu korumaya devam edeceğini sözlerine ekledi.