Bursa'da bir antikacının değerini bilmeden müzeye bağışladığı ve sonrasında uzmanlar tarafından keşfedilen Dede Korkut Bursa Yazması'nın, bu ay sonunda UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne dahil edilmesi bekleniyor.
Bursa'da tesadüf eseri ortaya çıkan ve Türk edebiyat tarihinin en önemli kaynaklarından biri olan Dede Korkut hikayelerinin Bursa Yazması, uluslararası tescil için gün sayıyor. Dünyada bilinen beşinci Dede Korkut nüshası olan ve harekeli yapısıyla dilbilimsel açıdan eşsiz bir nitelik taşıyan eserin, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınması için yürütülen resmi girişimlerde sona gelindi.
Bugünkü Haberler'in edindiği bilgilere göre eserin keşif süreci, oldukça ilginç bir tesadüfe dayanıyor. Bir antikacının Uluabat Gölü kıyısındaki kırsal Fadıllı Mahallesi'nden satın aldığı kitaplar arasında yer alan eser, ilk etapta sıradan bir eski metin zannedilerek Bursa Kent Müzesi'ne bağışlandı. Eserin paha biçilemez değerdeki orijinal bir Dede Korkut yazması olduğu ise daha sonra müzeyi ziyaret eden dikkatli bir koleksiyonerin incelemesi sonucu ortaya çıktı. Bu keşifle birlikte eser, hem Türkiye'nin hem de dünyanın kültürel hafızasına kazandırılmış oldu.
Harekeli Yapısıyla Okunuşlara Işık Tutuyor
Günümüzde Muradiye El Yazmaları Müzesi'nde özel olarak hazırlanan dijital bir odada sergilenen nüsha, 238 sayfadan ve 12 hikayeden oluşuyor. Uzmanların incelemelerine göre, eserin kağıdı 1580 ile 1593 yılları arasında üretilirken, metin 1600'lü yılların başında kağıda döküldü.
Bursa Yazması'nı Dresden, Vatikan ve Günbed gibi diğer bilinen nüshalardan ayıran en önemli özelliği ise metnin bütünüyle "harekeli" (sesli harf işaretli) olması. Bu özellik, 16. yüzyıl Türkçesindeki kelimelerin ve cümle yapılarının dönemin yazarı tarafından nasıl telaffuz edildiğini kesin olarak gösteriyor ve bazı edebi bölümlerin yeniden yorumlanmasına imkan tanıyor.
Kararın Bu Ay Çıkması Bekleniyor
Keşfedilmesinin ardından detaylı bir restorasyon sürecinden geçen yazma, filigran ve kağıt incelemeleriyle bilimsel olarak da doğrulandı. Eser, daha sonra uzman akademisyenler tarafından günümüz Türkçesine çevrilerek tıpkıbasım halinde üniversitelere ve Türki Cumhuriyetlere gönderildi.
Müzede orijinal metnin yanı sıra görsel ve işitsel dijital şovlarla ziyaretçilere sunulan eserin, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne kabul edilmesine yönelik dosya komiteye sunuldu. Mart ayının sonuna doğru UNESCO'dan tescil yönünde olumlu bir karar çıkması öngörülüyor. Listeye girilmesiyle birlikte yazmanın küresel çapta bilinirliğinin artması, uluslararası standartlarda korunması ve kent turizmine ciddi bir ivme kazandırması hedefleniyor.