15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Tel Aviv’in Gölge Savaşı: Lübnan’da Topyekun Çatışma Yerine "Yıpratma" Stratejisi

Bölgesel analistler, Beyrut’ta devam eden Hizbullah’ı silahsızlandırma süreci sırasında İsrail’in yükselen tehdit tonunun, kapsamlı bir işgalden ziyade suikastlar ve ekonomik ablukayı içeren 'yıpratma savaşına' işaret ettiğini vurguluyor.

Paylaş:
Tel Aviv’in Gölge Savaşı: Lübnan’da Topyekun Çatışma Yerine "Yıpratma" Stratejisi

Bölgesel analistler, Beyrut’ta devam eden Hizbullah’ı silahsızlandırma süreci sırasında İsrail’in yükselen tehdit tonunun, kapsamlı bir işgalden ziyade suikastlar ve ekonomik ablukayı içeren 'yıpratma savaşına' işaret ettiğini vurguluyor.

BEYRUT — Lübnan, bir yandan Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına yönelik hassas süreci yönetmeye çalışırken, diğer yandan İsrail’den gelen ve dozu her geçen gün artan askeri tehditlerin gölgesinde yeni bir gerilim hattına girdi. Tel Aviv yönetiminin "silahsızlanma taahhütlerinin yerine getirilmediği" gerekçesiyle Lübnan’a yönelik saldırıları genişletme sinyalleri vermesi, bölgede topyekun savaş endişelerini yeniden alevlendirdi.

Ancak sahadaki dinamikleri değerlendiren siyasi gözlemciler ve stratejistler, İsrail’in sert retoriğine rağmen sahadaki gerçekliğin farklı bir senaryoya işaret ettiğini belirtiyor. Bugünkü Haberler’in derlediği bilgilere göre, Tel Aviv’in önündeki en olası yol haritası, maliyeti yüksek bir kara savaşından ziyade, nokta atışı operasyonlar ve ekonomik baskı araçları olacak.

Topyekun Savaş Neden Düşük İhtimal?

Lübnanlı uzmanlara göre, İsrail’in Lübnan’a karşı geniş çaplı bir cephe açmasının önünde iki temel engel bulunuyor: Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) bölgesel öncelikleri ve İsrail’in kendi iç siyasi çıkmazları.

Siyasi analist Meysa Abdulhalik, mevcut diplomatik trafiğin şimdilik büyük bir savaşı frenlediğini, ancak İsrail’in niyetlerine karşı kesin bir güvence olmadığını ifade etti. Abdulhalik’e göre, Washington’un onayı ve lojistik desteği olmaksızın İsrail’in Lübnan derinliklerine yönelik kapsamlı bir harekat başlatması askeri doktrin açısından zor görünüyor. Uzmanlar, olası bir askeri tırmanışın Lübnan’dan ziyade, "asıl hedef" olarak görülen İran’a mesaj niteliği taşıyabileceğini öngörüyor.

Bir diğer analist Muhammed Hamiyye ise ABD’nin Orta Doğu stratejisinin şu aşamada bölgesel sükuneti korumaya odaklandığını belirtti. Hamiyye, İsrail toplumunun da yeni ve uzun soluklu bir savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu, halkın büyük bir kısmının istikrar arayışında olduğunu vurguladı.

Yeni Strateji: Suikastlar ve Ekonomik Kıskaç

Topyekun savaş ihtimalinin zayıflığı, Lübnan’ın güvende olduğu anlamına gelmiyor. Uzmanlar, İsrail’in önümüzdeki dönemde "alternatif savaş araçlarını" devreye sokacağını öngörüyor. Bu araçlar arasında şunlar öne çıkıyor:

  • Nokta Atışı Suikastlar: Özellikle güneydeki sınır köylerinde ve stratejik noktalarda Hizbullah kadrolarına yönelik SİHA destekli saldırıların devam etmesi.
  • Sınırlı Sızmalar: Litani Nehri'nin kuzeyi ve Suriye sınırı hattında gerçekleştirilecek vur-kaç operasyonları.
  • Ekonomik Baskı: Lübnan devletini köşeye sıkıştırmak ve yeniden imar faaliyetlerini engellemek amacıyla uygulanacak mali ambargolar.

Kritik "İki Ay" Detayı ve Silahsızlanma Planı

Diplomatik kulislerde konuşulan bir diğer kritik detay ise Lübnan hükümetine tanınan süre. İddialara göre, Litani Nehri’nin kuzeyindeki silah varlığının çözüme kavuşturulmesi için Beyrut yönetimine yaklaşık iki aylık bir zaman dilimi tanındı. Bu sürenin, "savaş hayaletini" geçici olarak uzaklaştırdığı belirtiliyor.

Hatırlanacağı üzere Lübnan hükümeti, geçtiğimiz Eylül ayında ordunun hazırladığı 5 aşamalı silahsızlanma planını kabul etmişti. Bu plan, 2025 yılı sonuna kadar Litani Nehri’nin güneyindeki tüm silahların toplanmasını ve devlet otoritesinin tam olarak tesis edilmesini öngörüyordu.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn da 25 Aralık'ta yaptığı açıklamada, diplomatik çabaların sonuç verdiğini ve savaş riskinin ülkeden uzaklaştırıldığını belirterek sürecin olumlu ilerleyeceği mesajını vermişti.

Buna karşın, İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich gibi isimlerin "hızlı ve kesin bir savaş" çağrıları, Tel Aviv’deki karar vericiler üzerindeki baskının sürdüğünü gösteriyor. Bölge, önümüzdeki haftalarda diplomasinin mi yoksa sahadaki "yıpratma savaşı"nın mı galip geleceğini tayin edecek kritik bir eşikten geçiyor.