İsrail'in başkenti Tel Aviv'de, ABD ve İsrail'in İran ile Lübnan'a yönelik artan askeri saldırılarını protesto etmek amacıyla toplanan savaş karşıtı gruplara polis müdahale etti. Onlarca kişinin katıldığı gösteride yaşanan arbede sonucu çok sayıda eylemci gözaltına alındı.
İsrail ordusunun ve ABD'nin bölgedeki askeri operasyonlarına karşı çıkan yüzlerce İsrailli, sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla Tel Aviv'in sembolik Habima Meydanı'nda bir araya geldi. Başbakan Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump'ın bölgesel politikalarını eleştiren göstericiler, İsrail'in İran ve Lübnan'a yönelik saldırılarının yanı sıra Gazze ve Batı Şeria'daki hak ihlallerine son verilmesi çağrısında bulundu.
Meydanda toplanan kalabalık, üzerinde "Netanyahu'yu Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne gönderin" yazılı dövizler ve askeri operasyonların yalnızca mevcut hükümetin siyasi çıkarlarına hizmet ettiğini savunan pankartlar taşıdı. Ancak protesto, kısa süre içinde İsrail güvenlik güçlerinin engeliyle karşılaştı. İsrail ordusu İç Cephe Komutanlığı'nın belirlediği toplanma kısıtlamalarının ihlal edildiğini anons eden polis, eylemcilerin konuşma yapmak üzere kurduğu alana girerek grubu dağıtmaya çalıştı.
Polis ile göstericiler arasında yaklaşık bir saat süren arbedenin ardından güvenlik güçleri eylemcileri zor kullanarak alandan uzaklaştırdı. İsrail polisinden yapılan resmi açıklamaya göre, Tel Aviv'deki olaylarda 13 kişi, eş zamanlı olarak Hayfa kentinde düzenlenen benzer bir protestoda ise 5 kişi gözaltına alındı.
Savaş karşıtı gösteriye, Filistin asıllı İsrail Milletvekili Eymen Avde ve İsrailli Milletvekili Ofer Cassif gibi siyasi figürler de destek verdi. Alanda açıklamalarda bulunan Cassif, emniyet güçlerinin Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in kontrolünde bir tür "özel milis gücüne" dönüştüğünü öne sürdü. İran'a yönelik saldırıların İsrail'in ya da bölgenin güvenliğine katkı sağlamadığını savunan Cassif, diplomatik bir anlaşma zemini aranması gerektiğini vurguladı.
Sahadaki bazı protestocular ise ülkede hakim olan "sürekli savaş" atmosferinden duydukları yorgunluğu dile getirdi. Eylemciler, İran'a yönelik saldırıların Tahran yönetimini nükleer silahlanma konusunda daha fazla motive edebileceği uyarısında bulunurken, bölgede kalıcı bir barışın ancak nükleer silahlardan arındırılmış bir Orta Doğu ve Filistin meselesinde eşit haklara dayalı yeni bir yaklaşımla mümkün olabileceğini ifade etti.
İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nün (INSS) yakın zamanda yayımladığı anket verileri, ülke genelinde halkın yaklaşık yüzde 78,5'inin İran'a yönelik askeri harekatları desteklediğini gösteriyor. Savaş karşıtları, toplumun büyük bir kesiminin operasyonların arkasında durmasına rağmen, muhalif seslerin baskı altına alınmasından ve demokratik protesto haklarının kısıtlanmasından endişe duyuyor.