Washington ve Tahran arasındaki nükleer müzakerelerin tıkanması üzerine Trump yönetiminin askeri seçeneği masaya yatırdığı iddia edildi. İsrail ordusu, olası bir ABD müdahalesi sonrası bölgede yaşanacak "misilleme fırtınasına" karşı teyakkuz seviyesini en üst düzeye çıkardı.
BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ
Orta Doğu'da tansiyon yeniden tehlikeli bir noktaya tırmanıyor. Washington ile Tahran arasında İsviçre'nin Cenevre kentinde yürütülen diplomatik temasların sonuçsuz kalmasının ardından, ABD'nin İran'a yönelik askeri bir operasyon başlatma ihtimali İsrail'de güvenlik bürokrasisini harekete geçirdi. İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, Tel Aviv yönetimi, ABD'nin olası bir saldırısının ardından İran ve vekil güçlerinden gelebilecek geniş çaplı misillemelere karşı hazırlıklarını tamamladı.
"Operasyon Kararı An Meselesi Olabilir"
İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz'in deneyimli askeri analisti Amos Harel, sahadaki hareketliliğin Washington'ın niyetini açık ettiğini öne sürdü. Harel, Trump yönetiminden son günlerde gelen sinyallerin ve bölgedeki askeri sevkiyatın, ABD'nin İran'a yönelik bir operasyonu "ciddi şekilde değerlendirdiğini" gösterdiğini belirtti.
Harel'e göre, Cenevre'deki görüşmelerde İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurması konusunda beklenen ilerleme sağlanamadı. İsrailli güvenlik yetkilileri, diplomatik yolların tıkanmasıyla birlikte Beyaz Saray'ın "acil askeri seçenekleri" değerlendirmeye başladığına inanıyor. Analizde, olası bir operasyonun sadece hava saldırılarıyla sınırlı kalmayıp, İran'daki rejimi sarsmayı hedefleyen uzun soluklu bir hamle olabileceği vurgulandı.
Kuzey Sınırında Alarm Seviyesi Yükseltildi
İsrail Devlet Televizyonu KAN'ın aktardığı bilgilere göre, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Effie Defrin, ordunun ABD'nin İran'a olası saldırısına karşı "tam hazırlık" durumunda olduğunu duyurdu. Defrin, İsrail'in hedef alınması durumunda "çok sert ve güçlü bir karşılık" verileceğinin altını çizdi.
Bu kapsamda, özellikle Lübnan sınırında güvenlik önlemleri artırıldı. Tel Aviv yönetimi, ABD'nin İran'ı vurması durumunda, Tahran'ın en güçlü vekili olan Hizbullah'ın kuzeyden bir cephe açabileceğini öngörüyor. İsrail ordusunun izinleri kısmen iptal ettiği ve hava savunma sistemlerini "savaş modu"na getirdiği bildiriliyor.
Senaryolar Masada: "Ateş Çemberi" Endişesi
İsrail medyasındaki analizlerde, olası bir çatışmanın sadece İran topraklarıyla sınırlı kalmayacağı endişesi hakim. Walla haber sitesi analisti Amir Bohbot, İsrail güvenlik kabinesinin en kötü senaryo olarak "eş zamanlı saldırı" ihtimalini değerlendirdiğini yazdı.
Bohbot'un aktardığı "radikal senaryo"ya göre, İran'ın balistik füze saldırılarına eş zamanlı olarak Yemen'deki Husiler, Irak'taki Şii milisler ve Lübnan'daki Hizbullah'ın da katılması bekleniyor. İsrail ordusu, böyle bir durumda sadece saldırı değil, aynı zamanda ülke genelinde yoğun bir savunma ve arama-kurtarma operasyonu yürütmek zorunda kalabilir.
Hedef Nükleer Tesisler mi?
Emekli Tuğgeneral Ran Kochav ise yerel bir radyoya yaptığı açıklamada, ABD'nin olası hedeflerine dair şüphelerini dile getirdi. Washington'ın İran'ın nükleer programını imha etmek, balistik füze kapasitesini yok etmek ve bölgesel vekil güçlere desteğini kesmek gibi dört ana hedefi olabileceğini belirten Kochav, "Ancak ABD'nin bunların hepsini gerçekleştirecek kapsamlı bir planı olup olmadığından emin değilim. İsrail her senaryoya tam anlamıyla hazır olmayabilir" uyarısında bulundu.
ABD medyasında yer alan ve henüz resmi makamlarca doğrulanmayan iddialara göre ise Amerikan ordusu hafta sonuna kadar operasyonel hazırlığını tamamlayacak, ancak nihai emir henüz Başkan Donald Trump tarafından verilmedi.