1 Mart 2026 Pazar
Haber

Tel Aviv-Yeni Delhi Ekseninde Tehlikeli Oyun: İslamabad Neden Hedefte?

Hindistan Başbakanı Modi’nin İsrail ziyareti ve Netanyahu’nun "Sünni blok" çıkışının hemen ardından patlak veren Pakistan-Afganistan savaşı, bölgesel ittifakları yeniden şekillendiriyor. Ankara, İslamabad’ın sınırlarına hapsedilerek Körfez ve Türkiye ile olan stratejik bağının koparılmak istendiği endişesini taşıyor.

Paylaş:
Tel Aviv-Yeni Delhi Ekseninde Tehlikeli Oyun: İslamabad Neden Hedefte?

Hindistan Başbakanı Modi’nin İsrail ziyareti ve Netanyahu’nun "Sünni blok" çıkışının hemen ardından patlak veren Pakistan-Afganistan savaşı, bölgesel ittifakları yeniden şekillendiriyor. Ankara, İslamabad’ın sınırlarına hapsedilerek Körfez ve Türkiye ile olan stratejik bağının koparılmak istendiği endişesini taşıyor.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ

Güney Asya’da sular durulmuyor. Pakistan ve Afganistan sınır hattında uzun süredir devam eden düşük yoğunluklu çatışmaların son 48 saatte topyekûn bir savaşa evrilmesi, uluslararası kamuoyunda "bölgesel bir sınır krizi" olarak tanımlansa da, arka plandaki jeopolitik hareketlilik çok daha derin bir senaryoya işaret ediyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin Tel Aviv’e gerçekleştirdiği kritik ziyaret ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun hemen ardından gelen açıklamaları, İslamabad’ı hedef alan uluslararası bir kurgunun parçaları olarak değerlendiriliyor.

Zamanlama Manidar: Modi Gitti, Sınır Alevlendi

Diplomatik kaynakların dikkat çektiği en önemli detay, krizin patlak verdiği zaman dilimi. Hindistan Başbakanı Modi’nin İsrail’de "savunma ve teknoloji işbirliği" başlıkları altında gerçekleştirdiği görüşmelerin hemen ertesinde, Pakistan’ın batı sınırında Afganistan güçlerinin saldırıya geçmesi, "tesadüfün ötesinde" bir koordinasyon şüphesi doğurdu.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Modi ziyareti sırasında sarf ettiği "Karşımızda yaralı bir Şii blok ve güçlü bir Sünni blok var" sözleri, Tel Aviv’in bölgedeki yeni stratejisini ifşa eder nitelikteydi. Uzmanlar, bu "Sünni blok" tanımının içinde Pakistan’ın nükleer gücünün İsrail çıkarlarına tehdit oluşturmayacak şekilde "nötralize edilmesi" veya "kendi derdine düşürülmesi" hedefinin yattığını belirtiyor.

Ankara-İslamabad-Riyad Hattına Sabotaj mı?

Bölgedeki çatışmaların asıl hedefinin, son dönemde ivme kazanan Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan savunma paktı olduğu iddiaları güçleniyor.

Bilindiği üzere Ankara ve İslamabad arasında MİLGEM korvet projeleri, insansız hava araçları ve havacılık teknolojileri alanında derin bir ortaklık yürütülüyor. Buna ek olarak, İsrail’in Doha saldırısı sonrası Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan kapsamlı savunma anlaşması, İslamabad’ı Körfez güvenliğinin "kilit taşı" haline getirmişti.

Pakistan ordusunun tüm enerjisini ve lojistik kapasitesini Afganistan sınırına kaydırmak zorunda kalması, şu stratejik sonuçları doğuruyor:

  1. Körfezden Çekilme: İslamabad, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine sağladığı güvenlik şemsiyesini zayıflatmak zorunda kalıyor.
  2. Paktın Dondurulması: Türkiye ile yürütülen ortak projelerin ve üçlü mekanizmanın (Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan) operasyonel hale gelmesi gecikiyor.
  3. İsrail’e Alan Açılması: Pakistan’ın denklemden düşmesiyle, Basra Körfezi’nde oluşacak güç boşluğunu İsrail ve müttefiklerinin doldurması kolaylaşıyor.

Nükleer Gücün "İçeriye" Hapsedilmesi

Pakistan, İslam dünyasının tek nükleer gücü olarak caydırıcılık dengesinde hayati bir role sahip. Bugünkü Haberler’e konuşan bölge uzmanları, "İslamabad’ın içine kapanması, sadece Güney Asya’nın değil, Orta Doğu’nun da savunma mimarisini çökertir" uyarısında bulunuyor.

Pakistan’ın konvansiyonel gücünün ve istihbarat kapasitesinin Afganistan bataklığına çekilmesi, Hindistan’ın bölgesel hegemonya arzusunu beslerken, İsrail’in de İran karşısında ve Körfez hattında elini rahatlatıyor. Tel Aviv-Yeni Delhi hattındaki bu "yeni hamle", Pakistan’ı Orta Doğu denkleminden kopararak izole etme operasyonu olarak okunuyor.

Ankara Yakından Takipte

Türkiye, bölgedeki gelişmeleri en üst düzeyde takip ediyor. Diplomatik kaynaklar, Ankara’nın İslamabad ile sürekli temas halinde olduğunu ve krizin derinleşmemesi için arabuluculuk dahil tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtiyor. Ancak sahadaki tablonun, basit bir sınır ihlalinden ziyade, çok aktörlü bir vekalet savaşına dönüştüğü gerçeği, çözümün zorlu olacağını gösteriyor.

Görünen o ki, Hindistan ve İsrail arasındaki stratejik yakınlaşma, meyvelerini Pakistan sınırlarında "kaos" olarak vermeye başladı. Bu kaosun, Türkiye’nin Körfez vizyonunu ve İslam dünyasının ortak savunma kapasitesini hedef aldığı ise artık bir sır değil.