16 Nisan 2026 Perşembe
Haber

Tedavi Edilmeyen Çikolata Kisti Böbrek Yetmezliği ve Solunum Sorunlarına Yol Açabiliyor

Halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen endometriozis hastalığı, ihmal edildiği takdirde üreme sistemi dışına yayılarak akciğerlerde nefes darlığına ve üreter tutulumu ile böbrek kayıplarına zemin hazırlıyor.

Paylaş:
Tedavi Edilmeyen Çikolata Kisti Böbrek Yetmezliği ve Solunum Sorunlarına Yol Açabiliyor

Halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen endometriozis hastalığı, ihmal edildiği takdirde üreme sistemi dışına yayılarak akciğerlerde nefes darlığına ve üreter tutulumu ile böbrek kayıplarına zemin hazırlıyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan, tıp literatüründe "endometriozis" olarak adlandırılan ve dünya genelinde üreme çağındaki her 10 kadından birini etkileyen hastalığın tehlikeleri hakkında uyarılarda bulundu. Sıklıkla şiddetli adet sancısı ile kendini gösteren hastalığın basit bir ağrı olarak görülüp ihmal edilmesinin, ilerleyen vakalarda vücudun farklı hayati organlarında ciddi hasarlara yol açabildiği belirtildi.

Rahim iç tabakasını oluşturan dokunun (endometrium) rahim dışında, genellikle yumurtalıklar, fallop tüpleri ve pelvik dokuda büyümesiyle ortaya çıkan endometriozis, yayılım gösterdiği bölgelere göre farklı semptomlar veriyor. Prof. Dr. Doğan, bu odakların üreterlere (böbrek ile mesane arasındaki idrar yolları) yerleşmesi veya bu yollara dışarıdan baskı yapması durumunda, sessiz bir şekilde böbrek fonksiyon kayıplarının ve böbrek yetmezliğinin gelişebileceğine dikkat çekti.

Hastalığın daha nadir görülen ancak ciddi sonuçlar doğuran bir diğer komplikasyonunun ise diyafram ve akciğer tutulumu olduğu ifade edildi. Endometriozis odaklarının solunum sistemine kadar ulaşması halinde, hastalarda özellikle adet döngüleriyle eş zamanlı olarak şiddetlenen göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor.

Uzmanlar, ağrı kesicilerle geçmeyen şiddetli pelvik ağrıların, cinsel ilişki sırasında veya idrar yaparken yaşanan zorlukların kronikleşmeden bir uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Hastalığın erken teşhis edilmesi, kişiye özel planlanan medikal veya cerrahi tedavi yöntemleriyle organ kayıplarının ve solunum komplikasyonlarının önüne geçilmesinde kritik rol oynuyor.