15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

TBMM Komisyonundan Çarpıcı Veriler: Suça Sürüklenen Çocukların Büyük Çoğunluğu Okuldan Kopmuş Durumda

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonunda sunulan 2026 yılı raporuna göre, cezaevlerindeki çocukların yüzde 51'inin eğitim hayatını yarıda bıraktığı, bu çocukların yüzde 87'sinden fazlasının ise daha önce işçi olarak çalıştığı ortaya kondu.

Paylaş:
TBMM Komisyonundan Çarpıcı Veriler: Suça Sürüklenen Çocukların Büyük Çoğunluğu Okuldan Kopmuş Durumda

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonunda sunulan 2026 yılı raporuna göre, cezaevlerindeki çocukların yüzde 51'inin eğitim hayatını yarıda bıraktığı, bu çocukların yüzde 87'sinden fazlasının ise daha önce işçi olarak çalıştığı ortaya kondu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan 607 çocuk üzerinde gerçekleştirilen "Çocuk Hükümlü/Tutuklu Profili Araştırması-2026" raporunun sonuçlarını değerlendirmek üzere toplandı. Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut öncülüğünde yapılan toplantıda, çocukları suça iten faktörlerin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik boyutları detaylı verilerle ele alındı.

Araştırma bulgularını komisyon üyeleriyle paylaşan Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, eğitimden kopuş ile suça yönelme arasındaki güçlü bağa dikkat çekti. Prof. Dr. Ergüder, anket yapılan çocukların yüzde 51'inin okulu bıraktığını belirterek, "Çocukların yüzde 47,9'u halihazırda okula gitmeyen çocuklardır. Ayrıca bu çocukların yüzde 87,1'i suça karışmadan önce iş hayatında yer alan, çalışan çocuklardan oluşuyor." ifadelerini kullandı.

Suç ve Bağımlılık Arasındaki Yakın İlişki

Prof. Dr. Ergüder'in sunduğu istatistiklerde, madde kullanımı ve suça eğilim arasındaki bağlantı da çarpıcı bir şekilde gözler önüne serildi. Suça sürüklenen çocuklar arasında sigara kullanım oranının yüzde 83,4, alkol kullanım oranının ise yüzde 47,3 seviyesinde olduğu tespit edildi.

Ailenin ve sosyal çevrenin çocuğun suça yönelmesindeki rolüne de vurgu yapıldı. Aile içinde suç işlemiş bir bireyin varlığı durumunda çocuğun suça bulaşma ihtimalinin yüzde 43 oranında ölçüldüğü, aynı riskin sosyal çevre ve arkadaş gruplarında olması halinde ise bu oranın yüzde 60,6’ya kadar tırmandığı belirtildi. Çocukların cezaevine girmeden önceki duygu durumlarına bakıldığında, yaklaşık yarısının kendini öfkeli ve üzgün hissettiği; mutlu ya da gururlu hissedenlerin oranının ise yalnızca yüzde 16-17 bandında kaldığı ifade edildi.

"Rehabilitasyon ile Geri Dönüş Önlenebilir"

Toplantıda söz alan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol, ankete katılan çocukların suça yönelme nedenlerine verdikleri içsel tepkileri değerlendirdi. Çocuklara "Hayatında ne olsaydı suç işlemezdin?" sorusunun yöneltildiğini aktaran Ulukol, verilen yanıtların çocukların duygu dünyasını anlamak açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

Prof. Dr. Ulukol, "Çocukların bir kısmı 'Babam ölmeseydi', 'Okula gitseydim', 'Arkadaş çevrem daha sağlıklı olsaydı' gibi yanıtlar veriyor. Araştırmadaki çocukların yüzde 27,8'i sorunun kaynağını içselleştirmiş durumda. Yani sorumluluğun nerede başladığının farkındalar. Kendi hatalarını ve çevre faktörlerini ayırt edebilen bu grup, doğru ve nitelikli bir rehabilitasyon süreci geçirdiği takdirde cezaevinden çıktıktan sonra büyük olasılıkla tekrar suça karışmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Toplantı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi'nden Dr. Öğretim Üyesi Erdoğan Asar'ın araştırmanın metodolojisine ilişkin yaptığı teknik bilgilendirme ile sona erdi. Hazırlanan raporun, çocukların suçtan uzak tutulması amacıyla geliştirilecek ulusal politikalara temel teşkil etmesi bekleniyor.