15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

Tarım ve Su Ürünlerinde 'Yerli Filtrasyon' Dönemi: Maliyetler Düşüyor, İhracat Büyüyor

Yerli mühendislikle üretilen ileri teknoloji su arıtma ve filtrasyon sistemleri, tarım ve su ürünleri yetiştiriciliğinde ithalata bağımlılığı azaltarak üreticilere maliyet avantajı ve su tasarrufu sağlıyor. Geliştirdiği sistemlerle 62 ülkeye ihracat yapan Türk teknoloji firmaları, Amerika ve Asya pazarlarında yeni üretim tesisleri kurmaya hazırlanıyor.

Paylaş:
Tarım ve Su Ürünlerinde 'Yerli Filtrasyon' Dönemi: Maliyetler Düşüyor, İhracat Büyüyor

Yerli mühendislikle üretilen ileri teknoloji su arıtma ve filtrasyon sistemleri, tarım ve su ürünleri yetiştiriciliğinde ithalata bağımlılığı azaltarak üreticilere maliyet avantajı ve su tasarrufu sağlıyor. Geliştirdiği sistemlerle 62 ülkeye ihracat yapan Türk teknoloji firmaları, Amerika ve Asya pazarlarında yeni üretim tesisleri kurmaya hazırlanıyor.

Su ürünleri yetiştiriciliği ve modern tarım sektöründe kullanılan ileri teknoloji arıtma ve filtrasyon sistemlerinin yerli imkanlarla üretilmesi, hem ülke ekonomisine hem de üreticilere önemli katkılar sağlamaya devam ediyor. Geçmişte büyük oranda ithal edilen kompakt sistemler, tambur filtreler, UV dezenfeksiyon cihazları ve ozon jeneratörleri, artık yerli mühendislik çalışmaları sayesinde Türkiye'de tasarlanıp üretiliyor. Bu dönüşüm, üreticilerin yatırım ve işletme maliyetlerini ciddi oranda aşağı çekerken, su tasarrufunu ve enerji verimliliğini de en üst seviyeye çıkarıyor.

Sektörde faaliyet gösteren ve bugün dünya genelinde 700'ün üzerinde çalışanı bulunan yerli teknoloji üreticileri, Türkiye'nin tarım teknolojilerindeki küresel rekabet gücünü artırıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan MAT Filtrasyon Teknolojileri Pazarlama ve Satış Direktörü Hakan Nalbantlı, yerli ekipmanların üreticiye sunduğu en büyük avantajlardan birinin satış sonrası hizmet hızı olduğunu vurguladı. İthal ürünlerde yedek parça temini ve servis süreçlerinin uzun zaman aldığına dikkat çeken Nalbantlı, yerli üretimle birlikte anında teknik destek sağlandığını ve sistemlerin doğrudan Türkiye'deki üretim koşullarına uygun olarak pazarlandığını belirtti.

Kur dalgalanmaları yerli ekipmana talebi artırdı

Son yıllarda döviz kurlarında yaşanan dalgalanmaların ve küresel tedarik zinciri problemlerinin, üreticileri daha erişilebilir ve sürdürülebilir çözümlere yönelttiği görülüyor. Kapalı devre yetiştiricilik sistemleri başta olmak üzere, suyun yeniden kullanımını sağlayan teknolojiler sayesinde tesislerde ciddi oranlarda su tasarrufu elde ediliyor. Nalbantlı'nın aktardığı bilgilere göre, enerji verimliliği ve doğru su yönetimi konularındaki farkındalığın artması, yerli tarım ve hayvancılık ekipmanlarına olan ilgiyi belirgin şekilde yukarı taşıdı.

Hedefte ABD ve Çin pazarı var

Türk mühendisliği, iç pazarın ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra küresel ölçekte de adından söz ettiriyor. Halihazırda 62 ülkeye teknoloji ihraç eden yerli üreticiler; Japonya, Suudi Arabistan, Körfez Bölgesi ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi büyük pazarlardaki payını genişletmeye odaklanmış durumda.

Mevcut durumda Türkiye'de 3, Birleşik Arap Emirlikleri'nde ise 1 üretim tesisi ile faaliyet gösteren sektör temsilcileri, küresel üretim ağını büyütmek için somut adımlar atıyor. Yakın zamanda ABD'de yeni bir fabrikanın devreye alınacağı, 2027 yılı içerisinde ise Çin'de doğrudan üretime geçilmesi için çalışmaların hızlandırıldığı belirtiliyor. Toplamda 4 olan mevcut tesis sayısına 2 yeni fabrikanın daha eklenmesi hedeflenirken, üniversite-sanayi işbirliklerinin ve AR-GE teşviklerinin artırılmasıyla Türkiye'nin tarım teknolojilerinde merkez üs konumuna gelmesi öngörülüyor.