Depremde hasar gören binasından 181 yıllık tarihi Aya Nikola Kilisesi’ne taşınan Adana İl Halk Kütüphanesi, mistik atmosferi ve geniş arşiviyle 16 ayda 65 binden fazla kitapseveri ağırladı.
Adana’da 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından hizmet binası hasar gören İl Halk Kütüphanesi, şehrin en önemli tarihi yapılarından birinde yeni bir kimlik kazandı. "Kuruköprü Kilisesi" olarak da bilinen ve 19. yüzyıldan kalma Aya Nikola Kilisesi’ne taşınan kütüphane, sunduğu tarihi atmosfer ile okuyucuların ilgisini çekmeye devam ediyor.
Tarihi Miras Kitaplarla Buluştu
Seyhan ilçesi Kayalıbağ Mahallesi’ndeki binasının depremlerde kullanılamaz hale gelmesinin ardından, 37 bini aşkın aktif üyesi bulunan kütüphane için şehrin kültürel hafızasında önemli bir yeri olan Kuruköprü Anıt Müzesi tahsis edildi.
1845 yılında Rum cemaati tarafından inşa edilen ve Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesinin ardından cemaatinin ayrılmasıyla boş kalan yapı, Cumhuriyet tarihi boyunca Adana Arkeoloji Müzesi ve Etnografya Müzesi gibi farklı işlevlerle kullanılmıştı. Tarihi yapı, 20 Ekim 2024 tarihinde kapılarını bu kez raflar dolusu kitapla açtı.
70 Bin Eserlik Koleksiyon
Yüksek tavanları, tarihi taş duvarları ve geniş pencereleriyle okuyuculara sessiz ve huzurlu bir çalışma ortamı sunan kütüphane, zengin bir içeriğe sahip. Adana İl Halk Kütüphanesi Müdürü Doğan Şen, mevcut koleksiyonda 70 bine yakın kitap ve 25 süreli yayının bulunduğunu belirtti.
Müdür Şen, mekanın sadece bir kütüphane değil, aynı zamanda yaşayan bir kültür alanı olduğunu vurgulayarak, "Burası çok özel bir halk kütüphanesine dönüştü. Ziyaretçilerimiz tarihi dokunun içinde, geçmişin izlerini taşıyan bir mekanda araştırmalarını yapıyor. Vatandaşlarımızın yoğun ilgisi bizi memnun ediyor" ifadelerini kullandı.
"Tarihi Atmosfer Motivasyonu Artırıyor"
Kuruköprü Mahallesi'nde bulunan ve pazar günleri hariç haftanın altı günü 08.30-18.30 saatleri arasında hizmet veren kütüphane, özellikle öğrenciler ve araştırmacılar tarafından tercih ediliyor.
Kütüphanenin müdavimlerinden Hatice Ateş, tarihi bir yapıda çalışmanın konsantrasyonunu artırdığını belirterek, "Buranın ambiyansı insana huzur veriyor. Modern binaların aksine, bu tarihi yapı içinde ders çalışmak çok daha motive edici" dedi.
Öğretmen Figen Karataş ise taş binanın doğal sessizliğine ve estetiğine dikkat çekerek, "Öğrencilerimiz burada daha odaklı ve verimli çalışabiliyor. Küçük molalarda bile yapının mimarisini incelemek zihinlerini dinlendiriyor" değerlendirmesinde bulundu.