15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

Tarihi Bayburt Kalesi'nde Sır Perdesi Aralanıyor: İstanbul Medeniyet Üniversitesi Kazılara Başlıyor

Tarihi İpek Yolu üzerinde asırlarca önemli bir stratejik üs olarak hizmet veren Bayburt Kalesi'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde yeni bir arkeolojik kazı dönemi başlıyor. Şehirle bütünleşik yapısıyla dikkat çeken ve Anadolu'nun en büyük üçüncü kalesi olan tarihi yapının, saklı kalmış sivil ve askeri mimari örneklerini gün yüzüne çıkarması bekleniyor.

Paylaş:
Tarihi Bayburt Kalesi'nde Sır Perdesi Aralanıyor: İstanbul Medeniyet Üniversitesi Kazılara Başlıyor

Tarihi İpek Yolu üzerinde asırlarca önemli bir stratejik üs olarak hizmet veren Bayburt Kalesi'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde yeni bir arkeolojik kazı dönemi başlıyor. Şehirle bütünleşik yapısıyla dikkat çeken ve Anadolu'nun en büyük üçüncü kalesi olan tarihi yapının, saklı kalmış sivil ve askeri mimari örneklerini gün yüzüne çıkarması bekleniyor.

Geçmişi yaklaşık 3 bin yıl öncesine uzanan ve tarih boyunca pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapan Bayburt Kalesi'nde tarihi mirasın tam anlamıyla gün yüzüne çıkarılması için kapsamlı bir arkeolojik çalışma başlatılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, İstanbul Medeniyet Üniversitesi uzman ekipleri tarafından yürütülecek olan kazı çalışmalarının, haziran ayının ortalarında başlaması planlanıyor [1.2].

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Türk-İslam kültürünün önemli izlerini barındıran kale, dış yüzeyinde kullanılan mor ve mavi çiniler sebebiyle tarihi kayıtlarda "Çinimaçin Kalesi" olarak da anılıyor [1.2]. Kapladığı yerleşim alanı bakımından Anadolu'daki en büyük üçüncü kale olma özelliğini taşıyan yapı, yalnızca bir askeri savunma merkezi değil; aynı zamanda içerisinde günlük yaşamın sürdüğü, kentin sosyal dokusuyla iç içe geçmiş bir "şehir-kale" niteliği taşıyor [1.2].

Yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre, Bayburt Kalesi'nde geçmiş yıllarda gerçekleştirilen kısıtlı arkeolojik kazılarda hem bir cami hem de bir kilise kalıntısına rastlanmış, kalede oldukça canlı bir sosyal yaşamın bulunduğu tespit edilmişti[1.2]. Başlayacak olan bu yeni arkeolojik araştırma dönemiyle birlikte, özellikle Selçuklu dönemine ait çok daha farklı askeri ve sivil mimari örneklerine ulaşılacağına kesin gözüyle bakılıyor [1.2].

Kazı çalışmalarının bir diğer önemli ayağını ise çıkarılacak tarihi eserlerin sergilenmesi süreci oluşturuyor. Daha önceki dönemlerde (2017-2018) yapılan çalışmalarda elde edilen ve şu an Erzurum Şehir Müzesi depolarında muhafaza edilen eserlerin, yeni bulunacak tarihi objelerle birlikte Bayburt'ta sergilenmesi hedefleniyor [1.2]. Bu doğrultuda, yönetimi Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilen Dede Korkut Şehir Müzesi'nin, kalenin zengin buluntularına ev sahipliği yapması için gerekli idari girişimler sürdürülüyor [1.2].

Hazırlık çalışmaları kapsamında kazı heyetinin mayıs ayında bölgeye gelerek ön incelemelerde bulunması beklenirken, atılacak bu adımların Bayburt'un kültür turizmine ve tarihi kent belleğine büyük bir katkı sağlaması öngörülüyor[1.2].