İran Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkedeki protestolarla ilgili açıklamalarına sert tepki gösterdi. Sözcü İsmail Bekayi, Washington'un "İran halkının yanındayız" mesajının samimiyetini sorgulayarak, 1953 darbesinden 1988'deki yolcu uçağı faciasına uzanan tarihsel olayları hatırlattı.
BUGÜNKÜ HABERLER
İran ile ABD arasındaki gerilim, İran’daki ekonomik protestoların ardından karşılıklı açıklamalarla yeni bir boyuta taşındı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Tahran yönetiminin göstericilere güç kullanması halinde Washington’un devreye gireceğini ima eden sözleri, İran Dışişleri Bakanlığı tarafından tarihsel bir perspektifle reddedildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ABD'nin İran halkına yönelik "dayanışma" iddialarını geçmişte yaşanan somut olaylar üzerinden eleştirdi. Bekayi, "ABD'li politikacıların İran halkını kurtarmak iddiasıyla ortaya koyduğu girişimlerin geçmişini incelemek bile, Washington'un İran halkıyla ne ölçüde dayanışma içinde olduğunu anlamak için yeterlidir" ifadelerini kullandı.
1953 Darbesi ve 1988 Uçak Faciası Hatırlatması
Sözcü Bekayi, ABD’nin İran halkının yanında olduğu söyleminin inandırıcı olmadığını savunurken, iki ülke ilişkilerindeki en derin kırılma noktalarını gündeme getirdi. Bekayi, mesajında şu tarihsel olaylara dikkat çekti:
- 1953 Darbesi: ABD'nin, İran petrolünü millileştiren Başbakan Muhammed Musaddık'ın 1953 yılında görevden uzaklaştırılmasıyla sonuçlanan darbeyi organize etmesi.
- 1988 Yolcu Uçağı Saldırısı: Basra Körfezi üzerinde seyreden İran Havayolları'na ait sivil yolcu uçağının ABD donanması tarafından düşürülmesi ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi.
- Saddam Hüseyin'e Destek: 1980-1988 yılları arasındaki İran-Irak savaşında Washington yönetiminin Saddam Hüseyin rejimine verdiği destek.
Bekayi ayrıca, ABD'nin İsrail ile işbirliği yaparak İranlılara yönelik saldırılara katkı sunduğunu ve ülke altyapısını hedef alan girişimlerde bulunduğunu öne sürdü. İranlı yetkili, halkın sorunlarını kendi iç dinamikleriyle çözeceğini belirterek, "Dış müdahalelere izin vermeyeceğiz" mesajını verdi.
Trump Ne Demişti?
Gerilimi tırmandıran açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'tan gelmişti. Trump, İran'da devam eden protestolara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Eğer İran, her zaman yaptığı gibi barışçıl göstericileri vurur ve öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır" tehdidinde bulunmuştu. Bu açıklama, Tahran tarafından "iç işlerine açık müdahale" olarak yorumlandı.
Ekonomik Protestoların Gölgesinde Gerginlik
İran'da 28 Aralık 2025 tarihinde Tahran Kapalı Çarşı esnafının, ulusal para birimindeki değer kaybı ve ekonomik darboğaz nedeniyle başlattığı protestolar, kısa sürede farklı kentlere yayılmıştı.
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, gösterilerin başlamasının ardından yaptığı açıklamada halkın ekonomik şikayetlerinde haklılık payı olduğunu kabul etmiş, ancak sorunun çözümü için dış güçlerin müdahalesine zemin hazırlanmaması gerektiği uyarısında bulunmuştu. Pezeşkiyan, mevcut tablodan hükümetin sorumlu olduğunu belirterek yetkililere sorumluluk alma çağrısı yapmıştı.
Ülke genelindeki gösterilerde şu ana kadar can kayıpları da rapor edildi. Loristan eyaletindeki olaylarda bir güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği, çok sayıda polisin yaralandığı ve bazı bölgelerde göstericiler arasında da ölümlerin yaşandığı belirtiliyor.