İran Dışişleri Bakanlığı, ülkenin 1970’ten bu yana Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT) taraf olduğunu hatırlatarak, nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkının saklı olduğunu ve uluslararası denetimlere açık olduklarını duyurdu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran yönetiminin nükleer programına ilişkin uluslararası camiaya net mesajlar verdi. Ülke basınına konuşan Bekayi, İran’ın uluslararası yükümlülüklerine sadık kaldığını ancak Batı’dan gelen baskıların, ülkenin meşru haklarını kullanmasına engel olamayacağını belirtti.
“Şeffafız ve Denetleniyoruz”
Bekayi, katıldığı bir radyo programında yaptığı değerlendirmede, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) 4. maddesine dikkat çekti. Bu maddenin üye devletlere nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkı tanıdığını vurgulayan Sözcü, İran’ın faaliyetlerinin tamamen bu çerçevede yürütüldüğünü ifade etti.
Tahran’ın nükleer programının gizli bir ajandası olmadığını savunan Bekayi, “İran her zaman şeffaf bir tutum sergilemiş ve nükleer programı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından sürekli olarak denetlenmiştir” ifadelerini kullandı.
Batı’ya ve UAEA’ya Eleştiri
Açıklamalarında Batılı ülkelerin ve İsrail’in tutumunu da eleştiren Bekayi, nükleer silaha sahip bazı devletlerin, barışçıl çalışmalar yürüten ülkeleri zan altında bırakmaya çalıştığını söyledi.
Sözcü ayrıca, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nı (UAEA) da tarafsızlığını koruyamamakla suçladı. İsrail ve ABD’den gelen tehditler ve İran’ın nükleer tesislerine yönelik olası saldırı söylemleri karşısında Ajans’ın sessiz kalmasını eleştiren Bekayi, bu durumun Tahran ile UAEA arasındaki güven ilişkisini zedelediğine işaret etti.
Bekayi, uluslararası baskıların İran’ı nükleer teknolojiyi barışçıl amaçlarla geliştirme hedefinden döndüremeyeceğinin altını çizdi.