İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Tahran’ın her türlü askeri senaryoya hazırlıklı olduğunu vurgularken, diplomasi kapısını tamamen kapatmadı. Erakçi, müzakere masasına oturmak için "karşılıklı saygı" ve "eşit haklar" şartını koştu.
Bugünkü Haberler / Tahran
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, başkent Tahran’da yabancı büyükelçiler ve misyon şefleriyle bir araya geldiği toplantıda, ülkesinin dış politikasına ve son dönemde yaşanan iç karışıklıklara dair önemli mesajlar verdi. Bölgesel gerilimin tırmandığı bir dönemde konuşan Erakçi, Tahran yönetiminin hem sahada hem de masada stratejik hazırlığını tamamladığını duyurdu.
"Önleyici Savaş Gündemimizde Yok"
Diplomatik temsilcilere hitap eden Erakçi, İran’ın temel önceliğinin çatışma olmadığını ancak tehditler karşısında geri adım atmayacaklarını belirtti. Ülkesinin savunma doktrinini net bir dille ifade eden İranlı bakan, "Biz savaş istemiyoruz. Gündemimizde bir önleyici savaş başlatmak yok. Ancak İran, topyekûn bir savaşa da tam anlamıyla hazırdır" ifadelerini kullandı.
Erakçi, askeri hazırlık vurgusunun yanı sıra diplomatik kanalların açık tutulabileceğine işaret etti. Ancak olası bir müzakere süreci için Tahran’ın kırmızı çizgilerini çizen Erakçi, "Müzakereye de hazırız. Fakat bu, adil, eşit haklara dayalı ve karşılıklı saygı çerçevesinde yürütülen bir süreç olmalıdır" dedi.
"ABD ve İsrail’in Müdahalesine Dair Kanıtlarımız Var"
Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de İran genelinde ekonomik gerekçelerle başlayan ve yer yer şiddet olaylarına dönüşen protestolar oldu. Erakçi, gösterilerin başlangıçta barışçıl nitelikte olduğunu ancak daha sonra dış güçlerin etkisiyle yön değiştirdiğini savundu.
Olayların "terör eylemlerine" dönüştüğünü iddia eden Erakçi, yaşanan şiddet olaylarından Washington ve Tel Aviv yönetimlerini sorumlu tuttu. Ellerinde somut deliller bulunduğunu öne süren Bakan, "Son günlerde meydana gelen terör eylemlerinde ABD ve İsrail’in müdahalesine dair çok sayıda belge ve kanıta sahibiz" şeklinde konuştu.
Batı’ya "Çifte Standart" Eleştirisi
İran Dışişleri Bakanı, Batılı ülkelerin İran’daki olaylara yaklaşımını da sert bir dille eleştirdi. Batı başkentlerinin, Gazze’de yaşanan insani krize sessiz kalırken İran polisini hedef almasını "ikiyüzlülük" olarak nitelendiren Erakçi, şunları kaydetti:
"Batılı ülkeler, teröristleri kınamak yerine asayişi sağlayan polis güçlerimizi kınıyor. Bunlar, Gazze’de 70 binden fazla insanın katledilmesini ve binden fazla İran vatandaşının öldürülmesini görmezden gelen ülkelerdir. Ancak konu İran içindeki şiddet eylemleri olunca, teröristleri desteklemekten geri durmuyorlar."
Arka Plan: Gerilim ve Ekonomik Kriz
İran’da yerel para biriminin döviz karşısında yaşadığı sert değer kaybı ve derinleşen ekonomik kriz, geçtiğimiz haftalarda Tahran Büyük Çarşı esnafı öncülüğünde başlayan protestoları tetiklemişti. Ülkenin çeşitli kentlerine yayılan gösterilerde can kayıplarının yaşandığı ve binlerce kişinin gözaltına alındığı bildiriliyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı, İran ile görüşülebileceği ancak öncesinde sahadaki gelişmeler nedeniyle harekete geçilmesi gerekebileceği yönündeki açıklamaları, Tahran-Washington hattındaki belirsizliği koruyor. Erakçi’nin son açıklamaları, bu belirsizlik ortamında Tahran’ın pozisyonunu tahkim etme girişimi olarak yorumlanıyor.