Bugünkü Haberler
Tahran’dan ABD ile Müzakerelerde Net Tavır: Nükleer Yakıt Üretiminden Geri Adım Yok
İranlı yetkililer, Washington ile yürütülen kritik görüşmelerde "barışçıl nükleer enerji hakkının" tartışmaya kapalı olduğunu vurgulayarak, ülkenin yakıt üretim kapasitesinin korunacağını ve zenginleştirilmiş uranyumun yurt dışına çıkarılmasının söz konusu olmadığını bildirdi.
DIŞ HABERLER SERVİSİ
İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında devam eden ve uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği nükleer müzakerelerde Tahran yönetimi, kırmızı çizgilerini bir kez daha netleştirdi. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, İran heyeti, ülkenin nükleer programı kapsamındaki yakıt üretim kapasitesinin korunmasının müzakerelerin temel şartlarından biri olduğunu belirtti.
"Zenginleştirilmiş Malzeme Transferi Reddedildi"
Görüşmelerin perde arkasına dair bilgi veren kaynaklar, masadaki en kritik başlıklardan biri olan zenginleştirilmiş nükleer malzemenin durumu hakkında Tahran’ın tavrının kesin olduğunu aktardı. İranlı yetkililer, ellerindeki zenginleştirilmiş nükleer stokun yurt dışına transfer edilmesi önerisini "tamamen reddettiklerini" ve böyle bir adımın atılmayacağını muhataplarına iletti.
Tahran yönetimi, bu kapasitenin ülkenin barışçıl nükleer enerji ihtiyacını karşılama hakkının bir parçası olduğunu ve bu haktan feragat edilmeyeceğini vurguluyor.
Öncelikli Gündem: Yaptırımların Kaldırılması
Müzakerelerin bir diğer önemli ayağını ise İran ekonomisini hedef alan uluslararası yaptırımlar oluşturuyor. İran tarafı, ekonomik yaptırımların kaldırılmasının anlaşma için olmazsa olmaz bir koşul olduğunu ve bu konunun görüşmelerin en öncelikli başlıklarından biri olarak masada tutulduğunu kaydetti.
Yetkililer, nükleer programdaki teknik kısıtlamaların ancak ekonomik kazanımların garanti altına alınmasıyla eş zamanlı yürüyebileceği görüşünü savunuyor.
Görüşmeler Sürüyor
Diplomatik kaynaklar, taraflar arasındaki temasların yoğun bir şekilde devam ettiğini ve mevcut oturumun bir veya iki saat daha sürebileceğini belirtti. Müzakerelerin sonucu, sadece bölgesel istikrar açısından değil, küresel enerji piyasaları açısından da kritik önem taşıyor.