27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Tahran’da Kırılma Anı: Ekonomik Çöküş ve Rejimin Güvenlik Refleksi Arasında Sıkışan İran

İran’da derinleşen ekonomik kriz ve yüzde 70’e varan gıda enflasyonu, toplumsal öfkeyi yeniden sokağa taşıdı. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın güvenlik harcamalarını yüzde 150 artırma kararı, rejim ile halk arasındaki makası açarken, muhalefet dağınık ama öfkeli bir bekleyiş içinde.

Paylaş:
Tahran’da Kırılma Anı: Ekonomik Çöküş ve Rejimin Güvenlik Refleksi Arasında Sıkışan İran

I have conducted the research based on the provided topic and source material. Below is the news report prepared for Bugünkü Haberler.


Tahran’da Kırılma Anı: Ekonomik Çöküş ve Rejimin Güvenlik Refleksi Arasında Sıkışan İran

İran’da derinleşen ekonomik kriz ve yüzde 70’e varan gıda enflasyonu, toplumsal öfkeyi yeniden sokağa taşıdı. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın güvenlik harcamalarını yüzde 150 artırma kararı, rejim ile halk arasındaki makası açarken, muhalefet dağınık ama öfkeli bir bekleyiş içinde.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ

İran, modern tarihinin en karmaşık siyasi ve toplumsal denklemlerinden biriyle karşı karşıya. 28 Aralık 2025’te Tahran’da esnafın başlattığı kepenk kapatma eylemleri, kısa sürede ülke geneline yayılan bir hoşnutsuzluk dalgasına dönüştü. Yeşil Hareket veya Mahsa Emini protestoları kadar kitlesel olmasa da, son olaylar şiddet dozu ve rejimin sertleşen tavrı açısından kritik bir eşiğe işaret ediyor.

Bıçak Kemiğe Dayandı: Enflasyon ve Bütçe Tercihleri

Sokağın öfkesinin temelinde, artık yönetilemez hale gelen ekonomik tablo yatıyor. Resmi verilere göre yüzde 40’ı aşan genel enflasyon, gıda kalemlerinde yüzde 70’leri bulmuş durumda. Riyalin yaşadığı dramatik değer kaybı, orta sınıfı hızla yoksulluk sınırının altına itti.

Halkın tepkisini asıl ateşleyen unsur ise Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan hükümetinin 2026 bütçe tercihlerinde ortaya çıktı. Hükümetin, bütçe tasarısında güvenlik ve savunma harcamalarına yüzde 150 oranında devasa bir artış yaparken, memur ve çalışan maaş zamlarını enflasyonun çok altında tutması, bardağı taşıran son damla oldu. Bu tablo, rejimin "önce güvenlik" diyerek halkın refah taleplerine kulak tıkadığının ilanı olarak yorumlandı.

Rejim İçinde Çatlak Sesler

Protestolar, İran siyasetinin muhafazakar kanadında da homojen bir duruş olmadığını gözler önüne serdi. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf gibi "pragmatik muhafazakarlar", dış tehditlere dikkat çekmekle birlikte, halkın geçim sıkıntısının "sorumlu bir şekilde" ele alınması gerektiğini vurguluyor. Kalibaf’ın, tehlikenin sadece dışarıdan değil, "içerideki motorun zayıflamasından" kaynaklandığına dair uyarıları, sistem içi bir öz eleştiri olarak kayıtlara geçti.

Öte yandan, Devrim Muhafızları’na yakın sertlik yanlısı kanat, her türlü protestoyu doğrudan "ABD ve İsrail projesi" olarak nitelendiriyor. Meşhed Milletvekili Nasrullah Pejmanfer gibi isimlerin, geçmiş dönem yetkililerini dahi "Batı ile angajman" nedeniyle hedef göstermesi, iktidar bloğundaki gerilimin boyutunu gösteriyor.

Muhalefetin Çıkmazı: Örgütsüzlük

Toplumsal dinamikler incelendiğinde, muhalefetin durumu paradoksal bir görünüm arz ediyor. Rejime yönelik destek tabanı eriyor, ancak bu durum örgütlü bir siyasi alternatife dönüşemiyor.

Özellikle 2022 olaylarından sonra radikalleşen 30 yaş altı genç nüfus, sistemle olan duygusal bağını tamamen koparmış durumda. Ancak reformist kanadın etkisizliği ve sokağın lidersiz yapısı, bu öfkenin siyasi bir sonuca tahvil edilmesini engelliyor. Ev hapsindeki Mir Hüseyin Musevi ve Mehdi Kerrubi gibi sembol isimlerin "değişim" çağrıları yankı bulsa da, sokağın dinamikleri artık klasik reformist söylemlerin ötesine geçmiş durumda.

Dış Baskı ve Gelecek Senaryoları

Haziran 2025’te İsrail ile yaşanan gerilimler ve devam eden ağır yaptırımlar, İran ekonomisini boğmaya devam ediyor. Bu dış baskı, bir yandan toplumsal dinamikleri tetiklerken, diğer yandan rejimin güvenlikçi reflekslerini daha da sertleştirmesine neden oluyor.

Tahran’daki atmosfer, ne rejimin tamamen kontrolü sağladığı ne de muhalefetin sistemi değiştirebilecek güce ulaştığı bir "pat durumu"nu andırıyor. Ancak bütçe tercihleri ve artan baskı, İran’ın yakın gelecekte yeni ve daha sert toplumsal kırılmalara gebe olduğunu gösteriyor.