Ticaret Bakanlığı ve DEİK koordinasyonunda Şubat ayı boyunca Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yoğun bir ziyaret trafiği başlatılıyor. Savunma sanayiinden enerjiye kadar pek çok sektörde yeni ortaklıkların hedeflendiği bu diplomasi atağıyla, 2026 yılı ticaret hedeflerinin yukarı taşınması amaçlanıyor.
Türk iş dünyası, 2026 yılına yönelik rekor ihracat beklentilerini gerçekleştirmek adına Şubat ayını "ticaret diplomasisi ayı" ilan etmeye hazırlanıyor. Ticaret Bakanlığı ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) öncülüğünde organize edilen stratejik ziyaret programı kapsamında, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) üst düzey temaslar gerçekleştirilecek.
Bölge ülkeleriyle son dönemde ivme kazanan siyasi ve diplomatik ilişkileri ekonomik kazanımlara dönüştürmeyi hedefleyen Türk heyetleri, birbiri ardına düzenlenecek iş forumlarında muhataplarıyla bir araya gelecek.
Kritik Tarihler: Riyad, Kahire ve Abu Dabi Hattı
Hazırlanan takvime göre ticaret diplomasisinin ilk durağı Suudi Arabistan olacak. 3 Şubat Salı günü gerçekleştirilecek Suudi Arabistan-Türkiye İş Forumu'nun hemen ardından rota Kuzey Afrika'ya çevrilecek. Heyet, 4 Şubat Çarşamba günü Mısır-Türkiye İş Forumu için Kahire'de temaslarda bulunacak.
Şubat ayının ikinci yarısında ise odak noktası Birleşik Arap Emirlikleri olacak. 16 ve 17 Şubat tarihlerinde BAE'ye yapılacak ziyaretlerle, Körfez bölgesindeki ticari bağların güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu ziyaretlere ilgili bakanların yanı sıra, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin temsilcilerinin de geniş katılım göstermesi bekleniyor.
Geniş Sektörel Yelpaze: Savunmadan Gıdaya
Düzenlenecek iş forumlarında sadece geleneksel ticaret kalemleri değil, stratejik işbirliği alanları da masada olacak. Katılımcı profilinin çeşitliliği, Türkiye'nin bölgedeki ticari hedeflerinin kapsamını ortaya koyuyor. Ziyaretlerde öne çıkacak başlıca sektörler şunlar:
- Sanayi ve Teknoloji: Savunma sanayii, havacılık, otomotiv, bilgi ve dijital teknolojiler.
- Altyapı ve İnşaat: Müteahhitlik hizmetleri, yapı malzemeleri, teknik müşavirlik ve mimarlık.
- Hizmet ve Enerji: Turizm, lojistik, sağlık, enerji ve madencilik.
- Tüketim Ürünleri: Gıda, tarım, tekstil, mobilya, ilaç ve tıbbi malzemeler.
Özellikle son dönemde Türk müteahhitlik firmalarının bölgede üstlendiği projeler ve savunma sanayiindeki ihracat başarıları, bu ziyaretlerin ana gündem maddeleri arasında yer alıyor.
İhracat Rakamlarında Son Durum
Ziyaret edilecek üç ülke ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi, 2025 yılı verilerine göre farklı dinamikler sergiliyor.
Suudi Arabistan ile Çift Haneli Büyüme: Türkiye'nin Suudi Arabistan'a ihracatı 2025 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 11,2 artış göstererek 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı. Bu ülkeye yapılan ihracatta aslan payını 371,7 milyon dolarla hububat ve bakliyat sektörü alırken, halı sektörü 299,3 milyon dolar, kimyevi maddeler ise 283,1 milyon dolarla bu kalemi takip etti.
BAE Pazarında Mücevher ve Kimya Etkisi: Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik ihracat performansı ise dikkat çekici bir yükseliş kaydetti. 2025 yılında ihracat yüzde 23,7 artarak 6 milyar 826,5 milyon dolar seviyesine çıktı. Bu artışta en büyük pay, 2 milyar 862,5 milyon dolarlık hacimle mücevher sektörünün oldu. Ayrıca kimyevi maddeler sektörünün bu ülkeye ihracatı yüzde 338,4'lük rekor bir artışla 1 milyar 273,3 milyon dolara yükseldi.
Mısır ile Ticarette Yeni Dönem Beklentisi: Bölgedeki konjonktürel gelişmelerin etkisiyle Türkiye'nin Mısır'a ihracatı 2025 yılında yüzde 5'lik bir düşüşle 3 milyar 340,2 milyon dolar olarak kaydedildi. Şubat ayındaki Kahire ziyaretinin, bu düşüş eğilimini tersine çevirmesi ve ticaret hacmini yeniden yukarı taşıması hedefleniyor. Mısır pazarında şu an en güçlü Türk sektörleri sırasıyla kimyevi maddeler (637 milyon dolar), tekstil (552 milyon dolar) ve çelik (443,1 milyon dolar) olarak öne çıkıyor.