İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi'nde gerçekleştirilen panelde, ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmaların bölgesel bir kabusa dönüşme ihtimali ile küresel güvenliğe etkileri uzmanlar tarafından değerlendirildi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 kapsamında, "Bölgesel Gerilimlerden Küresel Kırılmalara: İran Savaşı'nın Stratejik Yansımaları" başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Ulusal ve uluslararası pek çok uzmanı bir araya getiren oturumda, devam eden krizin bölge ülkelerine ve küresel dengelere yönelik muhtemel etkileri masaya yatırıldı.
SETA Washington Koordinatörü Dr. Kadir Üstün'ün moderatörlüğünü üstlendiği panele; Uluslararası Kriz Grubu İran Projesi Direktörü Dr. Ali Vaez, Milli İstihbarat Akademisi Başkan Yardımcısı Dr. Hakkı Uygur, Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) uzmanı Jon Alterman ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Yeşiltaş konuşmacı olarak katıldı.
Panelde söz alan Dr. Ali Vaez, ABD'nin 2015 tarihli nükleer anlaşmadan çekilme sürecini hatırlatarak, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmayı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti. İran'ın nükleer programındaki tüm santrifüjlerin en başından beri sıkı bir denetime tabi tutulduğunu belirten Vaez, müzakerelerde kazan-kazan ilkesinin önemine vurgu yaparak Tahran yönetiminin anlaşma zeminine dönme eğiliminde olduğunu dile getirdi. CSIS uzmanı Jon Alterman ise Washington ile Tahran hattındaki temel problemin "güven eksikliği" olduğuna dikkat çekerek, iki ülke arasındaki ilişkilerde güven inşasının bir türlü sağlanamadığının altını çizdi.
Oturumda savaşın bölgesel etkilerine dair en çarpıcı değerlendirmelerden biri Prof. Dr. Murat Yeşiltaş'tan geldi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hamleleriyle tırmanan çatışma ortamını "stratejik bir kabus" olarak nitelendiren Yeşiltaş, bu krizin yalnızca ilgili taraflar arasında sınırlı kalmayacağının baştan belli olduğunu vurguladı.
Çatışmaların Körfez bölgesine sıçrama riskine dikkat çeken Yeşiltaş, Körfez ülkelerinin stratejik altyapılarında yaşanabilecek olası sorunların savaşı çok daha farklı ve tehlikeli bir boyuta taşıyabileceği uyarısında bulundu. Yeşiltaş ayrıca, Türkiye'nin mevcut tablodaki önceliğinin savaş ortamından uzak durmak ve Körfez ülkelerinin bu yıkıcı denklemin bir parçası olmasını engellemek olduğunu sözlerine ekledi.