14 Nisan 2026 Salı
Haber

Sosyolojinin Öncüsü İbn Haldun Vefatının 620. Yılında Anılıyor

Tarih felsefesi ve sosyolojinin kurucularından kabul edilen, "Mukaddime" adlı eseriyle Doğu ve Batı düşünce dünyasında derin izler bırakan ünlü düşünür ve devlet adamı İbn Haldun, ölümünün 620. yılında ilim dünyasında saygıyla yâd ediliyor.

Paylaş:
Sosyolojinin Öncüsü İbn Haldun Vefatının 620. Yılında Anılıyor

Tarih felsefesi ve sosyolojinin kurucularından kabul edilen, "Mukaddime" adlı eseriyle Doğu ve Batı düşünce dünyasında derin izler bırakan ünlü düşünür ve devlet adamı İbn Haldun, ölümünün 620. yılında ilim dünyasında saygıyla yâd ediliyor.

Geliştirdiği toplum, devlet ve tarih kuramlarıyla modern sosyal bilimlerin temellerini asırlar öncesinden atan İbn Haldun, vefatının 620. yıl dönümünde anılıyor. Tam adı Ebu Zeyd Abdurrahman bin Muhammed bin Haldun olan düşünür, 1332 yılında Tunus'ta doğmuş ve 17 Mart 1406'da Kahire'de hayata veda etmişti. Yaşadığı dönemde Kuzey Afrika ve Endülüs'teki çalkantılı siyasi ortamda çeşitli devlet kademelerinde görev yapan İbn Haldun, bu tecrübelerini derin bir gözlem yeteneğiyle harmanlayarak evrensel teorilere dönüştürdü.

İbn Haldun'un en bilinen eseri "Mukaddime", aslında yedi ciltlik dünya tarihi olan "Kitabü'l-İber"in giriş niteliğindeki ilk kitabıdır. Ancak bu eser, içerdiği derinlikli sosyolojik, ekonomik ve siyasi analizler nedeniyle asıl metinden bağımsız bir şaheser olarak kabul görmüştür. Yazar, bu eserinde toplumların göçebe (bedevi) yaşamdan yerleşik (hadari) yaşama geçiş süreçlerini, devletlerin doğuş, yükseliş ve çöküş aşamalarını incelemiş, "Asabiyet" kavramıyla toplumsal dayanışma ve iktidar ilişkilerini açıklamıştır.

Geleneksel tarih yazımının olayları sadece nakletme alışkanlığını eleştiren İbn Haldun, tarihin görünen yüzünün ötesine geçerek olayların arkasındaki toplumsal ve ekonomik nedenleri araştırmıştır. Bu yaklaşımıyla "Umran" adını verdiği yeni bir bilim dalının, yani bugünkü adıyla sosyoloji ve medeniyet tarihinin kurucusu olmuştur.

İbn Haldun'un fikirleri, sadece İslam dünyasında değil, Batı düşüncesinde de geniş yankı bulmuştur. 19. yüzyıldan itibaren eserlerinin Avrupa dillerine çevrilmesiyle Batılı akademisyenler tarafından yeniden keşfedilen düşünür; Machiavelli, Vico ve Auguste Comte gibi modern dönemin önde gelen siyaset bilimci ve sosyologlarıyla karşılaştırılmış, pek çok alanda onların öncüsü olarak nitelendirilmiştir. Vefatının üzerinden altı asırdan fazla zaman geçmesine rağmen İbn Haldun'un kuramları, günümüzün karmaşık toplumsal ve siyasi olaylarını anlamlandırmada referans kaynağı olmaya devam etmektedir.