27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Sosyal Medya Kullanımında "Kontrol Kaybı" Riski: Zihinsel Süreçler Tehdit Altında

Yeşilay'ın uluslararası hakemli dergisi Addicta'da yayımlanan yeni bir araştırma, sosyal medyanın kontrolsüz kullanımının yetişkinlerde karar verme mekanizmalarını zayıflattığını ve dürtü kontrolünü bozduğunu ortaya koydu.

Paylaş:
Sosyal Medya Kullanımında "Kontrol Kaybı" Riski: Zihinsel Süreçler Tehdit Altında

Yeşilay'ın uluslararası hakemli dergisi Addicta'da yayımlanan yeni bir araştırma, sosyal medyanın kontrolsüz kullanımının yetişkinlerde karar verme mekanizmalarını zayıflattığını ve dürtü kontrolünü bozduğunu ortaya koydu.

Türkiye'de yürütülen kapsamlı bir bilimsel çalışma, dijital alışkanlıkların ruh sağlığı ve bilişsel yetenekler üzerindeki görünmeyen maliyetini gözler önüne serdi. Yeşilay'ın akademik yayını Addicta'da yer alan araştırma sonuçlarına göre, sosyal medya kullanımında "dijital denge"nin bozulması, yalnızca psikolojik değil, nörolojik işlevleri de doğrudan etkiliyor.

Yürütücü İşlevlerde Belirgin Gerileme

Araştırma, 18-65 yaş aralığında, herhangi bir psikiyatrik veya nörolojik rahatsızlığı bulunmayan sağlıklı 174 yetişkin üzerinde gerçekleştirildi. Çalışmadan elde edilen veriler, sosyal medya kullanımında kontrol kaybı yaşayan bireylerin zihinsel süreçlerinin ciddi şekilde zorlandığını kanıtladı.

Uzmanlar, problemli kullanımın artışıyla birlikte bireylerde planlama ve organizasyon becerilerinin düştüğünü tespit etti. Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise "yürütücü işlevler"deki bozulma oldu. Katılımcıların karar verme süreçlerinde zorlandıkları ve dürtü kontrolünde belirgin bir zayıflama yaşadıkları gözlemlendi.

Stresle Baş Etme Yöntemi Olarak "Ekran"

Çalışma, yoğun ve denetimsiz sosyal medya kullanımı ile depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu da ortaya koydu. Pek çok kullanıcının stresle başa çıkmak amacıyla sosyal medyaya yöneldiği, ancak sınırların belirlenmemesi durumunda bu yönelimin uzun vadede tam tersi bir etki yaratarak kaygı düzeyini artırdığı belirtildi.

Uzmanlar, anlık rahatlama sağlayan dijital kaçışların, zamanla daha büyük bir kontrol kaybına ve kronikleşen bir huzursuzluğa kapı araladığı konusunda uyarıda bulunuyor.

"Kullanım Biçimi Belirleyici Faktör"

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, sosyal medyanın kendisinden ziyade kullanım biçiminin belirleyici faktör olduğuna dikkat çekti. Dinç, "Sosyal medya doğru ve dengeli kullanıldığında faydalı bir iletişim alanıdır. Ancak zaman ve içerik kontrolü kaybedildiğinde zihinsel süreçleri ve ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir" ifadelerini kullandı.

Dinç, bireylerin stresle mücadele ederken farkında olmadan daha derin bir kaygı döngüsüne girebildiğini vurgulayarak, "Kişi rahatlamak için ekrana yönelirken, kontrolü kaybettiğinde daha fazla stres yükleniyor" değerlendirmesini yaptı.

Dijital Denge İçin Profesyonel Destek

Uzmanlar, dijital dünyayla sağlıklı bir ilişki kurabilmek için "erken farkındalık" kavramının altını çiziyor. Zaman ve içerik sınırlarının net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan yetkililer, kontrolün bireysel çabalarla sağlanamadığı durumlarda profesyonel desteğin önemine işaret ediyor.

Bu kapsamda Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM), internet ve sosyal medya bağımlılığı riski taşıyan bireylere yönelik ücretsiz psikolojik danışmanlık ve rehabilitasyon desteği sağlamaya devam ediyor. Özellikle gençlerde dijital denge kültürünün oluşturulması için ailelere ve eğitimcilere büyük sorumluluk düşüyor.