Sivas Organize Sanayi Bölgesi'nde kurdukları dev tesiste özel yalıtımlı ve taşınabilir ahşap evler üreten iki kardeş, ürünlerini Almanya, Fransa ve Romanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç ediyor.
Sivas Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) faaliyet gösteren yerel bir işletme, geleneksel baba mesleğini modern mühendislik teknikleriyle birleştirerek uluslararası pazara açıldı. İki kardeşin girişimiyle 5 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 30 bin metrekarelik alanda kurulan fabrika, hem Türkiye'nin dört bir yanına hem de Avrupa pazarına özel yapım taşınabilir ahşap evler üretiyor.
Firma yetkilisi Alperen Can Koç liderliğinde yürütülen üretim sürecinde, tamamen fırınlanmış çam kullanılarak müşteri taleplerine ve farklı iklim koşullarına uygun yapılar inşa ediliyor. Dört mevsim sorunsuz kullanıma uygun olarak tasarlanan evlerde yalıtım ön planda tutuluyor. Evlerin iç duvarları nem bariyeri, taş yünü ve poliüretan köpük ile desteklenerek üst düzey bir ısı ve ses yalıtımı sağlanıyor. Herhangi bir periyodik bakım gerektirmeyen bu yapılar, taşınabilir olmalarının yanı sıra istenildiği takdirde yerinde imalat seçeneğiyle de müşterilere sunulabiliyor.
Üretilen ahşap evler Avrupa pazarında giderek artan bir talep görüyor. Ayda ortalama 10 ila 15 evin yurt dışına gönderildiğini belirten yetkililer; Almanya, Fransa, Bulgaristan ve Romanya başta olmak üzere Avrupa'nın tamamına ihracat yapıldığını kaydediyor. Hatta gümrük geçişleri sırasında taşınan evleri gören pek çok kişinin doğrudan firmaya ulaşarak fabrika ziyareti gerçekleştirdiği ve sipariş verdiği belirtiliyor. Yoğun ilgiyle üretim kapasitesini artıran firmanın uzun vadeli planları arasında, 2035 yılına kadar Avrupa'nın içinde de bir üretim tesisi kurmak yer alıyor.
İhracatın yanı sıra iç piyasada da büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Havaların ısınmasıyla birlikte üretim alanında 45-50 civarında sevkiyata hazır ev bulunduran firma, bu yapıların yarısını Avrupa'ya, diğer yarısını ise iç pazara göndermeye hazırlanıyor. Yurt içinde İstanbul ve Bursa gibi büyükşehirlerin yanı sıra, özellikle deprem bölgesi olan Hatay'dan yoğun talep geldiği ifade ediliyor. Herhangi bir temel gereksinimi olmadan hızlıca kurulabilen bu mühendislik harikası evler, doğal ve güvenli bir yaşam alanı arayanlar için güçlü bir alternatif oluşturuyor.