1 Mart 2026 Pazar
Haber

Sinoplu Kadınlardan Örnek Girişim: Atıl Lojman Dokuma Atölyesine Dönüştü

Türkeli ilçesine bağlı Yazıcı köyünde bir araya gelen kadınlar, köy muhtarlığının desteğiyle eski cami lojmanını üretim merkezine çevirdi. Unutulmaya yüz tutmuş dokuma tezgahlarının başına geçen 12 kadın, ürettikleri kilimlerle hem geleneksel motifleri yaşatıyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor.

Paylaş:
Sinoplu Kadınlardan Örnek Girişim: Atıl Lojman Dokuma Atölyesine Dönüştü

Türkeli ilçesine bağlı Yazıcı köyünde bir araya gelen kadınlar, köy muhtarlığının desteğiyle eski cami lojmanını üretim merkezine çevirdi. Unutulmaya yüz tutmuş dokuma tezgahlarının başına geçen 12 kadın, ürettikleri kilimlerle hem geleneksel motifleri yaşatıyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor.

Sinop’un Türkeli ilçesinde, kırsal kalkınmanın ve kadın istihdamının en güzel örneklerinden biri Yazıcı köyünde hayata geçti. Köyde yaşayan kadınların talebi ve yerel idarenin desteğiyle, uzun süredir kullanılmayan eski cami lojmanı, tezgah seslerinin yankılandığı işlevsel bir atölyeye dönüştürüldü.

Usta Öğreticiden Köyüne Vefa

Projenin mimarı, köy sakinlerinden Fatma Yılmaz oldu. İlçe merkezindeki Halk Eğitimi Merkezi’nde açılan dokuma kursuna katılarak kendini geliştiren ve usta öğretici belgesi almaya hak kazanan Yılmaz, edindiği tecrübeyi kendi köyündeki kadınlara aktarmak için harekete geçti.

Köyde yaşayan kadınların üretime katılma isteğini gören Yılmaz, mekan sorununu çözmek için köy muhtarlığı ile iletişime geçti. Muhtarlığın girişimiyle, atıl durumda bulunan eski cami lojmanı kadınların kullanımına tahsis edildi. Mekanın tadilatı ve temizliğinin ardından, Halk Eğitimi Merkezi tarafından temin edilen dokuma tezgahları lojmana yerleştirildi.

12 Kadın Hem Öğreniyor Hem Kazanıyor

Yaklaşık bir ay önce faaliyete geçen atölye, kısa sürede köyün sosyal ve ekonomik merkezi haline geldi. Atölyede eğitim alan 12 kadın kursiyer, bir yandan dokumacılığın teknik inceliklerini öğrenirken diğer yandan ürettikleri kilimlerle ekonomik kazanç elde etmeye başladı.

Atölyenin kurucusu Fatma Yılmaz, projenin çıkış noktasını şu sözlerle anlattı: "Dokumacılık aslında anneannelerimizden, büyüklerimizden aşina olduğumuz bir zanaat. Ancak bir gün tezgahın başına geçip bu işi profesyonelce yapacağım aklıma gelmezdi. Kurslara katıldıkça bu sanata olan ilgim arttı ve 'Neden köyümde de yapmayayım?' diyerek yola çıktım. Köyümüzün kadınları da bu fikre çok sıcak baktı."

Malzemeler Gurbetçilerden, Emek Köyden

Atölyenin hammadde ihtiyacı ise dayanışma usulüyle çözülüyor. Köy nüfusunun önemli bir kısmının İstanbul’da konfeksiyon sektöründe çalıştığını belirten Yılmaz, kumaş ve iplik gibi malzemelerin gurbetteki köylüleri aracılığıyla temin edildiğini ifade etti.

Kursiyerlerin büyük bir azimle çalıştığını vurgulayan Yılmaz, "Öğrencilerimin hepsi geçmişte büyüklerinden bu işi görmüş olsa da yeni tip tezgah modellerine alışkın değillerdi. Ancak öğrenme hevesleri sayesinde çok hızlı ilerliyorlar. Ortaya çıkan her yeni desen, hepimiz için büyük bir mutluluk kaynağı oluyor" dedi.

Hedef: Ürün Çeşitliliğini Artırmak

Henüz yolun başında olmalarına rağmen sipariş almaya başlayan atölye, gelecekte ürün gamını genişletmeyi hedefliyor. Sadece kilimle sınırlı kalmayacaklarını belirten girişimci kadınlar, dokuma tekniklerini günümüz ihtiyaçlarına uyarlayarak çanta, cüzdan, araç koltuk kılıfı ve dekoratif ev eşyaları gibi farklı ürünler de tasarlamayı planlıyor.

Yazıcı köyündeki bu dönüşüm, atıl kamu binalarının toplumsal fayda için nasıl değerlendirilebileceğine dair bölgeye örnek teşkil ediyor.