SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, Türkiye'nin enerji güvenliğini sağlamak ve küresel jeopolitik risklerden korunmak amacıyla doğal gaz ve petrol gibi ithal kaynakların enerji portföyündeki payının düşürülerek, yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve bölgesel çatışmalar, ülkelerin enerji tedarik güvenliklerini yeniden gözden geçirmelerine neden oluyor. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi tarafından yapılan değerlendirmelerde, Türkiye'nin mevcut enerji ithalat faturası ve dışa bağımlılığına dikkat çekilerek, stratejik bir enerji dönüşümünün kaçınılmaz olduğu belirtildi.
Kurumun değerlendirmelerine göre, Türkiye'nin enerji tedarik portföyünde önemli bir yer tutan doğal gaz ve petrol gibi fosil yakıtlar, doğrudan küresel jeopolitik gerilimlerden etkileniyor. Bu kırılganlığın önüne geçilebilmesi için, yerli ve temiz enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonunun hızlandırılması gerektiği ifade ediliyor. Özellikle rüzgar ve güneş enerjisi potansiyelinin tam anlamıyla kullanılmasının, hem ekonomik hem de stratejik açıdan kritik bir öneme sahip olduğu kaydedildi.
İthal kaynakların azaltılmasının yalnızca cari açığı düşürmekle kalmayıp aynı zamanda sanayinin öngörülebilir enerji maliyetlerine ulaşmasını sağlayacağı belirtiliyor. Bu kapsamda, yenilenebilir enerji kapasite artış hedeflerinin tutturulabilmesi için izin süreçlerinin iyileştirilmesi, finansman olanaklarının genişletilmesi ve elektrik şebekesi altyapısının esnekliğinin artırılması gerektiği vurgulandı.
Enerji dönüşümünün başarılı bir şekilde yönetilmesi adına, rüzgar ve güneş başta olmak üzere temiz enerji teknolojilerine yönelik yatırımların ivme kazanmasının, Türkiye'nin hem iklim hedeflerine ulaşmasında hem de arz güvenliğini sağlamasında temel çözüm yolu olduğu ifade edildi.