Savunma Sanayii Akademi tarafından düzenlenen zirvede konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, mühendislik aklının ulusların kopyalanamaz tek stratejik varlığı olduğunu vurguladı. Görgün, 2025 yılında sektöre geri dönen uzman sayısının, yurt dışına gidenlerin iki katına ulaştığını açıkladı.
Ankara, savunma sanayisinin "insan kıymetini" ve entelektüel sermayesini merkeze alan kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) himayesinde, Savunma Sanayii Akademi tarafından organize edilen 2. Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi, sektörün liderlerini, akademisyenleri ve insan kaynakları profesyonellerini bir araya getirdi. "Milli Yetkinlik Hamlesi" vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen zirvede, nitelikli iş gücünün korunması ve geliştirilmesi masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayisinin yalnızca teknolojik platformlardan ibaret olmadığını, asıl gücün bu teknolojiyi üreten "akıl" olduğunu vurguladı. Platformların eskiyebileceğini, yazılımların güncelleneceğini ve konvansiyonel silahların demode olabileceğini belirten Görgün, "Ancak kümülatif mühendislik aklı ve kurumsal hafıza, bir ulusun kopyalanamayacak tek stratejik varlığıdır" ifadelerini kullandı.
"Beyin Göçünden Beyin Gücüne" Dönüşüm
Zirvenin en dikkat çekici başlıklarından biri, sektördeki beyin göçü istatistiklerindeki değişim oldu. Görgün, nitelikli insan kaynağının yurt dışına gidiş ve dönüş oranlarına dair güncel verileri paylaştı.
Paylaşılan verilere göre, savunma sanayisi alanında yurt dışına giden ve geri dönen mühendis dengesi, Türkiye lehine pozitife döndü. Görgün, 2023 yılında yurt dışına giden 339 mühendise karşılık sadece 47 dönüş yaşandığını hatırlatarak, 2025 yılı itibarıyla bu tablonun değiştiğini duyurdu. Görgün, "2025'te 98 giden mühendisimize karşılık, 190 değerli uzmanımız ekosistemimize yeniden katıldı. Bu denge ilk kez pozitife döndü" dedi.
Bu geri dönüşlerin sadece sayısal bir artış olmadığına dikkat çeken Görgün, yurt dışından dönen uzmanların beraberlerinde getirdikleri bilgi birikimi ve rekabetçi vizyonun sektör için kritik önem taşıdığını belirtti. Avrupa'nın çeşitli teknoloji merkezlerinde gerçekleştirilen "Yurtdışı Teknoloji ve Yetkinlik Buluşmaları"nın bu sonuçta etkili olduğu ifade edildi.
Üniversitelerle Entegre Eğitim Modeli
Savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesi için Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile yürütülen işbirlikleri de zirvede öne çıkan konular arasındaydı. "Savunma Sanayii 101, 102, 401 ve 402" kodlu derslerin teknik ve sosyal bilimler müfredatlarına eklendiği, böylece öğrencilerin henüz üniversite sıralarındayken sektörel farkındalık kazandığı belirtildi.
Ayrıca, savunma sanayisi literatürünün millileştirilmesi çalışmaları kapsamında "Sistem Mühendisliği Kitabı"nın Türkçeye kazandırıldığı ve Türkiye'nin bu alanda kendi dilinde yayın yapan dünyadaki 7-8 ülkeden biri olduğu kaydedildi.
İstihdam Hedefi: 2028'de 158 Bin Kişi
Sektörün mevcut istihdam yapısına dair bilgiler de veren Görgün, vakıf şirketlerinde (TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN vb.) halihazırda 42 bini aşkın çalışanın görev yaptığını belirtti. Çalışanların büyük çoğunluğunun lisans mezunu olduğu ve yurt içi mezuniyet oranının yüzde 98'in üzerinde seyrettiği vurgulandı.
Görgün, 2028 yılına kadar sektördeki nitelikli istihdamın 158 bin kişiye ulaşmasını hedeflediklerini, yetenek havuzunu stratejik bir öngörüyle büyüteceklerini dile getirdi.
Liderlik Kültürü ve Geleceğin Yetkinlikleri
"Yeteneğin Lideri, Liderin Yeteneği" temasıyla düzenlenen zirveye 1500'ün üzerinde katılımcı iştirak etti. 40'a yakın konuşmacının yer aldığı oturumlarda; teknik uzmanlık ile yönetsel liderliğin kesişimi, dijital dönüşümün insan kaynağına etkileri ve değişen organizasyon yapıları ele alınıyor. Etkinliğin, sektördeki liderlik kültürünü güçlendirmesi ve kurumlar arası deneyim paylaşımına zemin hazırlaması hedefleniyor.