Ankara’da düzenlenen zirvede, savunma sanayisi çalışanlarının ‘vatanın bekası’ bilinciyle hareket etmesinin sektörel başarıdaki kilit rolü vurgulanırken, yapay zeka entegrasyonu ve yönetimsel çeviklik konuları uzmanlarca değerlendirildi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Savunma Sanayii Akademi tarafından koordine edilen "2. Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi", sektörün insan kaynakları stratejilerini ve kültürel dönüşümünü mercek altına aldı. Ankara Sheraton Hotel'de gerçekleştirilen organizasyonun en dikkat çeken oturumlarından biri, liderlik yaklaşımlarının ve kurum kültürünün iş ortamındaki değişen dinamiklerini ele alan panel oldu.
ASELSAN İnsan Kaynakları Direktörü Muhammed Ali Işık’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda; ROKETSAN, Assessment Systems, Adisa ve EY Türkiye gibi sektörün ve danışmanlık dünyasının önde gelen kurumlarının temsilcileri, savunma sanayisinde çalışan bağlılığından yapay zeka kullanımına kadar kritik başlıklarda görüşlerini paylaştı.
"İşimizi Bir Batılı Gibi Değil, Duygularımızla Yapıyoruz"
Panelde konuşan ROKETSAN Genel Müdür Yardımcısı Gökmen Mahmutyazıcıoğlu, savunma sanayisinde çalışmanın teknik bir işten öte, ülkenin savunması ve bekasıyla doğrudan ilgili olduğuna dikkat çekti. Bu durumun çalışanlar için çok güçlü bir kültürel değer yarattığını belirten Mahmutyazıcıoğlu, Türk iş yapış kültürünün kendine has "duygusal" yapısının bir avantaj olduğunu vurguladı.
Mahmutyazıcıoğlu, "Türkler olarak biraz oryantal kültüre sahibiz; yaptığımız işle dertleniyoruz. İş iyi olunca seviniyor, kötü olunca üzülüyoruz. İşi bir Batılı gibi ele almıyor, onu yaşamımızın bir parçası haline getiriyoruz," ifadelerini kullandı. Yöneticilerin en önemli görevinin çalışanlara "büyük resmi" göstermek olduğunu belirten Mahmutyazıcıoğlu, yapılan işin vatan savunmasındaki yerinin doğru anlatılması durumunda çalışanların birer paydaşa dönüştüğünü ve sorunları kendiliğinden çözebilecek motivasyona ulaştıklarını kaydetti.
Liderlikte Yeni Üçlü: Çeviklik, Esneklik ve Dayanıklılık
Assessment Systems Kurucusu Levent Sevinç ise modern liderlik yaklaşımlarında "çeviklik, esneklik ve dayanıklılık" kavramlarının öne çıktığını belirtti. Özellikle "öğrenme çevikliği"ne değinen Sevinç, bunun sadece öğrenmeye açık olmayı değil, aynı zamanda deneme-yanılma cesaretini de kapsadığını ifade etti.
Yapay zekanın iş süreçlerine entegrasyonu konusuna da değinen Sevinç, teknolojinin beklenen hızda hayatımıza giremediğini, bunun temel nedeninin ise kurumların yapısal direnci ve insanların "yerini kaybetme" korkusu olduğunu dile getirdi.
Yapay Zeka ve "Yetenek Erozyonu" Riski
Teknolojik dönüşümün yönetimsel risklerine dikkat çeken EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı Serhat Akmeşe, yapay zekanın koşulsuz kullanımının bazı tehlikeleri beraberinde getirebileceği uyarısında bulundu.
Akmeşe, "Yapay zekayı sorgusuz sualsiz kullanmak, insan kaynağımızda belli yetkinliklerin körelmesine, yani bir tür yetenek erozyonuna yol açabilir. Ayrıca aşırı güven riski de söz konusu," dedi. Savunma sanayisi şirketlerinin büyük yapıları nedeniyle, birbirinden kopuk çok sayıda yapay zeka inisiyatifini aynı anda yönetmeye çalışmasının enerji kaybına neden olabildiğini de sözlerine ekledi.
Savunma Yan Sanayisinde İddialı Hedef
Adisa Kurucusu Hüseyin Adanalı ise sektörün geleceğine dair çarpıcı bir öngörüde bulundu. Üretim ekiplerinin tasarım ekiplerini yakalaması gerektiğini vurgulayan Adanalı, makro planlama ve süreç iyileştirmelerine odaklanılması çağrısı yaptı. Adanalı, Türkiye’nin 5 yıl içinde otomotiv ve beyaz eşya yan sanayisinden çok daha güçlü bir savunma yan sanayisine sahip olacağını öngördüklerini belirtti.