28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Sandıktan Çıkan 200 Yıllık Miras: Manav Kültürünün Kayıp Desenleri Yeniden Hayat Buluyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" ilan edilen Fatma Dilber, iki asırlık aile yadigarı çeyizlerden elde ettiği desenleri aslına uygun tekniklerle işleyerek Anadolu’nun hafızasını kumaşa döküyor.

Paylaş:
Sandıktan Çıkan 200 Yıllık Miras: Manav Kültürünün Kayıp Desenleri Yeniden Hayat Buluyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" ilan edilen Fatma Dilber, iki asırlık aile yadigarı çeyizlerden elde ettiği desenleri aslına uygun tekniklerle işleyerek Anadolu’nun hafızasını kumaşa döküyor.

Bugünkü Haberler / Düzce

Teknolojinin hızla tükettiği geleneksel sanatlar, Düzce’de yaşayan bir zanaatkarın iğne ve ipliğiyle yeniden nefes alıyor. Çocukluğunu Kocaeli’nin Körfez ilçesinde, geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir "Manav" ailesinin içinde geçiren 50 yaşındaki Fatma Dilber, aile büyüklerinden kalan sandıkları açarak yüzlerce yıllık bir kültürü gün yüzüne çıkardı. Yaklaşık 40 yıl önce anneannesinin yanında başladığı nakış serüvenini profesyonel bir araştırmacılığa dönüştüren Dilber, bugün unutulmaya yüz tutmuş motifleri geleceğe taşıyan tescilli bir kültür elçisi olarak görev yapıyor.

Sandıktaki Tarih: Peşkir ve Yağlıklar

Dilber’in sanat yolculuğunun temelini, ailesinden miras kalan yaklaşık 200 yıllık tekstil ürünleri oluşturuyor. Özellikle Manav kültürünün önemli parçaları olan "peşkir" (el havlusu) ve "yağlık" (büyük mendil/örtü) gibi dokuma ürünleri, onun için sadece birer kumaş değil, aynı zamanda okunması gereken birer tarih belgesi niteliğinde.

Fatma Dilber, çocukluğunda evlerin başköşesini süsleyen, düğünlerde ve sünnetlerde sergilenen bu rengarenk dünyadan ilham aldığını belirtiyor. "Rengarenk bir dünyanın içinde büyüdüm" diyen Dilber, anneannesinin Osmanlı kadını titizliğiyle işlediği dokumaları ve teknikleri gözlemleyerek büyüdüğünü ifade ediyor.

Keten, Pamuk ve İpeğin Uyumu

Eserlerinde otantikliği korumak adına titiz bir malzeme seçimi yapan Dilber, Kocaeli ve çevresinin yerel dokusu olan keten ve pamuğun yanı sıra, Bursa ve Hatay’dan getirttiği ipekleri kullanıyor. Sadece elindeki 200 yıllık parçaları korumakla kalmayan sanatçı, bu parçaların üzerindeki desenleri analiz ederek, aynı tekniklerle yeni kumaşlara aktarıyor.

Dilber’in koleksiyonunda omuzlara atılan şallardan, sevgiliye verilen mendillere kadar sosyal hayatın her alanına dokunan tekstil ürünleri bulunuyor. İşlediği desenler arasında çiçekler, ağaçlar ve yapraklar gibi doğa betimlemelerinin yanı sıra; dönemin mimarisini yansıtan cami, türbe ve çadır figürleri de yer alıyor. Bu desenlerin her biri, üretildiği dönemin sosyal ve kültürel yapısına dair ipuçları barındırıyor.

Kültür Bakanlığı’ndan Tescilli Miras Taşıyıcısı

Evliliğinin ardından yerleştiği Düzce’de evinin bir bölümünü atölyeye çeviren Fatma Dilber, sanatını burada icra etmeye devam ediyor. Yaptığı çalışmalar ve geleneksel sanatlara katkısı nedeniyle 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına yaptığı başvuru kabul edilerek kendisine "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanı verildi.

Sanatının 5. kuşak temsilcisi olarak kabul edilen Dilber, ulusal ve uluslararası birçok sergide eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Şahsi çabalarıyla oluşturduğu arşivin yanı sıra koleksiyonerlerle de ortak projeler yürüten sanatçı, en büyük amacının bu desen hafızasının yok olmadan kayıt altına alınması olduğunu vurguluyor. Bazı işlemelerin tamamlanmasının aylar sürdüğünü belirten Dilber, sabır ve özveri gerektiren bu sanatın gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarını sürdürüyor.