Geçtiğimiz yıl 13 Haziran'da hayatını kaybeden oyuncu, sunucu, yönetmen ve eğitimci Hüseyin Goncagül’ün çocukları Ayşe Betül Ogan ve Mustafa Goncagül, babalarının hayatını, sanata bakışını, eğitimciliğini ve çocuklara olan sevgisini anlattı.
Tiyatrodan radyoya, televizyondan çocuklara yönelik kültürel üretimlere kadar pek çok alanda iz bırakan çok yönlü sanatçı Hüseyin Goncagül, vefatının birinci yılında ailesi tarafından derin bir özlem ve hürmetle yâd ediliyor. Diş hekimi olan kızı Ayşe Betül Ogan ile eczacı oğlu Mustafa Goncagül, babalarının bilinmeyen yönlerini, hayata bakış açısını ve insan ilişkilerindeki nezaketini dile getirdi.
"Bize Yaşayarak ve Örnek Olarak Yol Gösterdi"
Hüseyin Goncagül’ün kızı Ayşe Betül Ogan, babasının her şeyden önce sonsuz merhameti ve sabrıyla hafızalarda yer ettiğini belirtti. Çocukluk yıllarında babasının kendisine saatlerce masal anlattığını ifade eden Ogan, hayatı boyunca babasından tek bir kez bile yüksek ses veya azar işitmediğini söyledi.
Babasının nasihat vermek yerine davranışlarıyla örnek olmayı seçtiğini vurgulayan Ogan, onun tevekkül sahibi yaşam tarzına dikkat çekti. Goncagül'ün dil bilimlerine olan ilgisine de değinen Ogan, babasının İngilizce, Farsça ve Arapçaya son derece hakim olduğunu, kelimelerle adeta dans ettiğini belirtti. Ogan, babasının çocuklara karşı her zaman büyük bir sabır gösterdiğini, onlara vatan, millet, din ve iman sevgisini ahlaki değerlerle harmanlayarak aktarmayı temel amaç edindiğini dile getirdi.
"Eğitimciliği de Sanatı Gibi Orijinaldi"
Sanatçının oğlu Mustafa Goncagül ise babasının klasik bir baba figürünün ötesinde, girdiği her ortama neşe saçan orijinal bir kişiliğe sahip olduğunu ifade etti. Yaşamı boyunca babasının kendisine bir kez dahi kaşını çatmadığını belirten Goncagül, onun pedagojik hassasiyetlerine dikkat çekti.
Hüseyin Goncagül’ün öğretmenlik yaptığı dönemlerde teneffüsleri öğretmenler odasında geçirmek yerine sürekli öğrencilerle bir arada olmayı tercih ettiğini aktaran Mustafa Goncagül, babasının masa tenisi ve satrançta da son derece yetenekli olduğunu, kendisinin de bu alanlardaki uluslararası başarılarını babasına borçlu olduğunu söyledi. Sanatçının İslam anlayışını tiyatro aracılığıyla insanlara "tohum saçarak" ulaştırmayı hedeflediğini belirten Goncagül, babasının tiyatro sanatını bir tebliğ ve davet aracı olarak gördüğünü kaydetti.
Fatih'te Yoğrulan Bir Yaşam ve Yarım Kalan Otobiyografi
Mustafa Goncagül, babasının Üsküdar doğumlu olmasına rağmen karakterinin Fatih semtinde şekillendiğini belirtti. İstanbul İmam Hatip Lisesinde yedi yıl yatılı okuyan sanatçının, okul yıllarında Metin Yüksel ile ranza arkadaşı olduğunu ve Ismet Efendi Tekkesi'ndeki dayısı Osman Nuri Efendi'den feyz aldığını aktardı.
Marmara Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünden mezun olan ve 13 yıl boyunca hem devlet hem de özel okullarda öğretmenlik yapan Goncagül, İngilizce derslerini dahi sınıfta tiyatro piyesleri eşliğinde işliyordu. Üniversite yıllarında Milli Türk Talebe Birliğinde (MTTB) Necip Fazıl Kısakürek’in oyunlarında rol alan ve onunla yakın sohbetlerde bulunan sanatçı, Devlet Tiyatroları sınavlarında da derece elde etmişti.
Televizyon ve radyo sunuculuğunun yanı sıra hazırladığı gezi programlarıyla "günümüzün Evliya Çelebi'si" olarak adlandırılan Hüseyin Goncagül, 2000'li yıllardan sonra tamamen çocuk tiyatrosuna yöneldi. Nasrettin Hoca figürünü yeni nesillere sevdiren sanatçı, aynı zamanda çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yaparak yetim çocuklara yönelik sosyal projelerde aktif rol oynadı. Mustafa Goncagül, babasının vefatından önce kendi hayat hikayesini kaleme almaya başladığını ancak bu otobiyografiyi tamamlamaya ömrünün yetmediğini ifade etti.