1 Mart 2026 Pazar
Haber

Sağlık Harcamaları Hanelerin Yarıdan Fazlasına Yük Oldu

TÜİK’in 2025 yılı Sağlık Modülü araştırmasına göre, Türkiye’deki hanelerin yüzde 56,3’ü doktor muayene ve tedavi harcamalarını bütçelerinde bir yük olarak hissediyor.

Paylaş:
Sağlık Harcamaları Hanelerin Yarıdan Fazlasına Yük Oldu

TÜİK’in 2025 yılı Sağlık Modülü araştırmasına göre, Türkiye’deki hanelerin yüzde 56,3’ü doktor muayene ve tedavi harcamalarını bütçelerinde bir yük olarak hissediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), hanelerin sağlık harcamaları, fiziksel aktiviteleri ve genel sağlık durumlarına ışık tutan "Sağlık Modülü 2025" verilerini kamuoyu ile paylaştı. Araştırma sonuçları, sağlık hizmetlerine erişimde ekonomik faktörlerin etkisini ve hanelerin karşılaştığı mali tabloyu gözler önüne serdi. Verilere göre, doktor muayene ve tedavi masrafları hanelerin önemli bir bölümünün bütçesini zorlarken, özellikle diş tedavisine erişimde gelir grupları arasında belirgin farklar dikkat çekti.

Her İki Haneden Biri İlaç Masrafını "Yük" Olarak Görüyor

Araştırmanın en çarpıcı başlıklarından biri, hanehalklarının sağlık harcamalarını karşılama kapasitesi oldu. Verilere göre, doktor muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 6,1’ine "çok yük" getirirken, yüzde 50,2’sine "biraz yük" oluşturdu. Bu harcamaların kendisine hiç yük getirmediğini belirtenlerin oranı ise yüzde 40,9’da kaldı.

Benzer bir tablo ilaç harcamalarında da görüldü. Hanelerin yüzde 50,9’u ilaç masraflarını bütçelerinde "biraz yük", yüzde 5’i ise "çok yük" olarak tanımladı. İlaç harcamalarının yük oluşturmadığını belirten hanelerin oranı ise yüzde 44 olarak kaydedildi.

Diş sağlığı harcamalarında ise mali baskının farklı bir boyutu ortaya çıktı. Hanelerin yüzde 5,3’ü diş muayene ve tedavisini bütçelerinde ağır bir yük olarak hissederken, yüzde 37,2’si bunu hafif bir yük olarak tanımladı.

Diş Tedavisinde Gelir Uçurumu

Rapor, sağlık hizmetlerine erişimde gelir dağılımının etkisini de net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle diş muayene ve tedavisi için harcama yapamama durumu, gelir gruplarına göre keskin bir ayrışma gösterdi.

En düşük gelire sahip yüzde 20’lik gruptaki vatandaşların yüzde 45,4’ü diş tedavisi için harcama yapmazken, bu oran en yüksek gelir grubunda yüzde 25,5’e kadar geriledi. Bu veri, ekonomik durumu zayıf olan hanelerin, acil olmayan sağlık ihtiyaçlarını veya maliyetli diş tedavilerini erteleme eğiliminde olduğunu işaret ediyor.

Ayrıca en yoksul yüzde 20’lik kesimin yüzde 62,9’u doktor masraflarını, yüzde 65,5’i ise ilaç harcamalarını bütçelerine yük olarak görüyor. Buna karşılık en zengin yüzde 20’lik grubun yüzde 53’ü doktor masraflarının, yüzde 59,5’i ise ilaç harcamalarının kendilerine yük getirmediğini beyan etti.

Çalışan Nüfusun Hareket Karnesi

Araştırma, Türkiye’deki çalışma hayatının fiziksel aktivite düzeyini de inceledi. Bir işte çalışan 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 45,5’inin gününü çoğunlukla "ayakta durarak" geçirdiği, yüzde 29,4’ünün ise "oturarak" çalıştığı belirlendi.

Yoksulluk riski ile fiziksel çalışma koşulları arasındaki ilişki de raporda yer aldı. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan bireylerin sadece yüzde 17,2’si oturarak çalışırken, bu risk grubunda olmayanlarda oturarak çalışma oranı yüzde 31,7’ye yükseldi. Risk altındaki grubun yüzde 11,2’sinin ise ağır fiziksel işlerde çalıştığı tespit edildi.

İletişim ve Öz Bakımda Sorun Yok, Görme Zorluğu İlk Sırada

Sağlık Modülü kapsamında bireylerin temel fonksiyonlarını yerine getirme becerileri de sorgulandı. 15 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 96,9’u iletişim kurmada, yüzde 95,8’i ise öz bakımını sağlamada herhangi bir zorluk yaşamadığını belirtti.

Bireylerin en çok zorlandığı alanların başında ise görme problemi geldi. Nüfusun yüzde 17,3’ü görmede, yüzde 15,2’si yürümede, yüzde 12,6’sı ise hatırlamada zorluk yaşadığını ifade etti. İletişim faaliyetlerinde zorlananların oranı ise yüzde 2,2 gibi oldukça düşük bir seviyede kaldı.