Bebek ölümlerinin önüne geçmek amacıyla hayata geçirilen "Neonatal Kritik Doğuştan Kalp Hastalıkları Tarama Programı" resmen tanıtıldı. Bakanlık, 1 Temmuz itibarıyla tüm hastanelerde zorunlu hale gelecek uygulama ile sinsi ilerleyen kalp hastalıklarına doğumdan hemen sonra "dur" demeyi hedefliyor.
Sağlık Bakanlığı, yenidoğan bebeklerin hayatını tehdit eden ancak doğum sonrası erken dönemde belirti vermeyen kalp hastalıklarının tespiti için devrim niteliğinde bir adım attı. Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nde düzenlenen tanıtım toplantısıyla duyurulan "Neonatal Kritik Doğuştan Kalp Hastalıkları Tarama Programı", bugünden itibaren pilot uygulamalarla sahaya iniyor. Programın 1 Temmuz itibarıyla Türkiye genelindeki tüm kamu, üniversite ve özel hastanelerde zorunlu hale geleceği açıklandı.
"Sessiz Tehlikeye" Karşı Basit ve Hızlı Çözüm
Programın detaylarını paylaşan Sağlık Bakan Yardımcısı Nurullah Okumuş, uygulamanın amacının bebekler taburcu edilmeden önce gizli kalp anomalilerini tespit etmek olduğunu vurguladı. Bazı kritik kalp hastalıklarının gebelik sürecindeki ultrason taramalarında görülemeyebileceğine dikkat çeken Okumuş, doğum sonrasında da bebeğin dış görünüşünde herhangi bir semptomun oluşmadığı "sessiz" bir evre bulunduğunu belirtti.
Bu hastalıkların fark edilmediği takdirde ilerleyen dönemde ciddi sağlık sorunlarına, kalıcı hasarlara ve hatta ani bebek ölümlerine yol açabildiği biliniyor. Bakanlık, bu riskleri ortadan kaldırmak için bilimsel etkinliği kanıtlanmış "nabız oksimetre" yöntemini devreye sokuyor.
Bebeklerin Canı Yanmayacak
Ailelerin endişe etmemesi gereken en önemli husus, tarama yönteminin tamamen ağrısız ve müdahalesiz olması. Bakan Yardımcısı Okumuş, işlemin bebeğe herhangi bir zarar vermediğini belirterek, "Bebeğin konforunu bozacak, canını yakacak bir işlem değil. Sadece cilde temas eden bir cihazla kandaki oksijen seviyesi ölçülüyor. Son derece basit ama sonuçları hayati derecede önemli" ifadelerini kullandı.
Bebek Ölüm Hızında Hedef "Sıfıra Yakın"
Türkiye'de son 20 yılda yürütülen sağlık politikalarıyla bebek ölüm hızlarında ciddi düşüşler kaydedildi. Verilere göre, binde 31,5 seviyelerinde olan bebek ölüm hızı binde 8,9'a, yenidoğan ölüm hızı ise binde 17'den binde 5,6'ya geriledi.
Yeni başlatılan kalp tarama programı, bu oranları daha da aşağı çekmeyi hedefleyen "koruyucu sağlık hizmetleri" zincirinin son halkası oldu. Mevcut durumda yenidoğanlara topuk kanı ile SMA, kistik fibrozis ve hipotiroidi gibi 6 farklı genetik hastalık taraması yapılıyor. Ayrıca işitme, görme ve kalça çıkığı taramaları da rutin protokoller arasında yer alıyor.
Sistemin İşleyişi Nasıl Olacak?
Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülecek projede, doğumun gerçekleştiği hastaneler kilit rol oynayacak. Bugünden itibaren başlayan süreçte sağlık personellerinin eğitimleri ve cihaz teminleri hızlandırılırken, 1 Temmuz tarihinden itibaren Türkiye'nin neresinde doğarsa doğsun her bebeğe taburcu edilmeden önce bu testin uygulanması zorunlu tutulacak. Test sonucunda şüpheli bir durum görülmesi halinde bebekler, vakit kaybetmeden çocuk kardiyolojisi uzmanlarına yönlendirilerek tedavi altına alınacak.