Kırklareli Üniversitesi’nden Prof. Dr. İsmail Özkaya, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde hipertansiyon hastalarını uyardı. İftarda tuzla oruç açma geleneğinin tansiyon hastaları için ciddi risk taşıdığını belirten Özkaya, iftar ile sahur arasında en az 2 litre su tüketilmesi gerektiğinin altını çizdi.
BUGÜNKÜ HABERLER / SAĞLIK
Ramazan ayında değişen beslenme düzeni ve uzun süreli açlık, kronik rahatsızlığı olan vatandaşlar için bazı riskleri beraberinde getiriyor. Kırklareli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Özkaya, özellikle hipertansiyon ve diyabet tanısı almış hastaların iftar ve sahur sofralarında çok daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.
"İftarı Tuzla Açmak Hastalar İçin Tehlikeli"
Geleneksel olarak bazı sofralarda uygulanan "iftarı tuzla açma" adetine değinen Prof. Dr. Özkaya, bu alışkanlığın sağlıklı bireyler için bile tartışmalı olabileceğini ancak tansiyon hastaları için doğrudan hayati tehlike oluşturduğunu belirtti.
Hipertansiyon hastalarının temel hedefinin kan basıncını normal seviyelerde tutmak olduğunu hatırlatan Özkaya, tuzun kan basıncını aniden yükselten bir etkiye sahip olduğunu kaydetti. Özkaya, "İftarı tuzla açmak hipertansiyon hastası için uygun değil. Tuz tüketimi tansiyonun aniden fırlamasına, bu da ani beyin kanamalarına ve kalp krizlerine neden olabilir" ifadelerini kullandı.
İftar ile Sahur Arasında 2 Litre Su Kuralı
Ramazan ayında vücudun uzun süre susuz kaldığını ve bu durumun kan basıncı dengesini bozabileceğini belirten Özkaya, su tüketiminin ertelenmemesi gerektiğini söyledi.
Su tüketiminin yetersiz kalması durumunda kan basıncının artacağını ifade eden Özkaya, şu önerilerde bulundu: "İftardan sahura kadar geçen sürede vücudun temizlenmesi ve dengesini bulması için yeterli miktarda su içilmeli. Bu süre zarfında en az 2 litre su tüketimi, vücudun ihtiyaçlarını karşılayacak ve tansiyonun dengelenmesine yardımcı olacaktır."
Sahurda Proteine Ağırlık Verilmeli
Uzun süreli açlığın ardından iftar sofralarına oturulduğunda kan şekerinin dengesizleşebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya, beslenme düzeniyle ilgili de kritik tavsiyeler paylaştı.
Tansiyon hastalarının sahurda karbonhidrat ağırlıklı beslenmekten kaçınması gerektiğini belirten Özkaya, bunun yerine protein ağırlıklı ve tok tutan gıdaların tercih edilmesini, yanında ise bol yeşillik tüketilmesini önerdi.
Diyabet Hastaları İçin "Şeker Dalgalanması" Riski
Diyabet hastalarının da Ramazan ayında benzer risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Özkaya, uzun süreli açlık sonrası artan iştahın kontrol edilmesinin zorlaşabileceğini söyledi.
Diyabetlilerde insülin salgılanmasındaki düzensizliklere işaret eden Özkaya, iftarda bir anda aşırı yemek yemenin şekerde ani dalgalanmalara yol açacağını vurguladı. Bu dalgalanmanın yemek sonrası ani uyku hali, aşırı susama ve bilinç bulanıklığı gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Özkaya, "Şeker hastaları yemeği zamana yaymalı. Yemekten sonra dinlenmeli, meyvelerini yedikten sonra tekrar dinlenmeli ve mümkünse hafif egzersiz yapmalı" dedi.