Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi'nden Prof. Dr. İsmail Yılmaz, uzun süreli açlığın ardından kan şekerini aniden yükselten şerbetli tatlılar yerine, glisemik indeksi daha düşük olan sütlü tatlıların tüketilmesini öneriyor.
Ramazan ayında beslenme düzeninin tamamen değişmesi ve yaklaşık 15 saati bulan açlık süresi, iftar sofralarında yapılan tercihleri sağlık açısından kritik hale getiriyor. Gün boyu düşen kan şekerini dengelemek isterken yapılan yanlış tatlı seçimleri, vücutta ani şok etkisi yaratabiliyor. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. İsmail Yılmaz, iftar sonrası tatlı tüketiminde "ağır şerbetli" seçeneklerden kaçınılması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
Kan Şekeri Dengesine Dikkat
Prof. Dr. Yılmaz, oruç tutarken vücudun uzun süre besinsiz kaldığını ve metabolizmanın buna göre şekillendiğini hatırlattı. İftar anında ve hemen sonrasında tüketilen gıdaların niteliğinin önemine değinen Yılmaz, şerbetli tatlıların oluşturduğu risklere dikkat çekti.
Yılmaz, "Şerbetli tatlıların glisemik indeksi oldukça yüksektir. Bu da iftar sonrası kan şekerinde ani ve hızlı yükselmelere neden olabilir. Bu durum beslenme fizyolojisi açısından çeşitli problemlere yol açabiliyor. Oysa sütlü tatlıların glisemik indeksi daha düşüktür ve kan şekerini daha dengeli bir seyirde tutar. Bu nedenle iftardan sonra sütlü tatlıların tercih edilmesi, sağlık ve sindirim sistemi açısından çok daha avantajlıdır" ifadelerini kullandı.
Güllaç Tüketiminde Porsiyon Kontrolü
Ramazan ayının simge lezzetlerinden biri olan güllaç hakkında da özel bir parantez açan Prof. Dr. Yılmaz, bu tatlının hafif olarak bilinmesine rağmen içeriğindeki bileşenler nedeniyle dikkatli tüketilmesi gerektiğini vurguladı.
Güllacın içeriğinde nişasta ve şeker bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı: "Ramazana özgü bu lezzet, süt, kuru yemiş ve meyve ilavesiyle besleyici bir hale gelse de porsiyon kontrolü şarttır. Aşırı tüketildiğinde, içeriğindeki şeker ve nişasta nedeniyle olumsuz etkiler görülebilir. İdeal olan, tek bir dilim veya tek bir porsiyonla yetinmektir. Muhallebi, kazandibi ve güllaç gibi sütlü seçenekler her zaman öncelikli olmalı ancak miktar abartılmamalıdır."
"Yeme Sürecini Yavaşlatın"
Sadece ne yenildiği değil, nasıl yenildiğinin de sindirim sağlığı üzerinde etkili olduğunu belirten Yılmaz, iftar sofrasında aceleci davranılmaması gerektiğini söyledi.
Açlık hissiyle birlikte insanların iftarı açar açmaz çok hızlı yemek yeme eğilimine girdiğini belirten Yılmaz, bu sürecin bilinçli olarak yavaşlatılması gerektiğini ifade etti. Yeme süresinin 10-15 dakikaya sıkıştırılmak yerine en az yarım saate yayılmasının sindirim sistemi için daha sağlıklı olacağını belirten Yılmaz, iftarın yeşil yapraklı sebzelerden oluşan bir salata ile desteklenmesini de önerdi.