Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan, çocuklarda erken dönemde teşhis ve tedavi edilmeyen psikolojik rahatsızlıkların, ilerleyen yaşlarda suça eğilimi ciddi oranda artırdığına dikkat çekti.
BUGÜNKÜ HABERLER / SAĞLIK
Türkiye’de çocuk ve genç suçluluğu üzerine yapılan tartışmalar sürerken, uzmanlardan konunun tıbbi ve psikolojik boyutuna dair çarpıcı uyarılar geliyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan, çocukluk çağında ihmal edilen psikolojik sorunların, yetişkinlikte telafisi güç toplumsal sorunlara dönüştüğünü vurguladı.
"Risk Ergenlik Döneminde Zirveye Çıkıyor"
Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan, özellikle Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) gibi dürtü kontrolünü zorlaştıran rahatsızlıkların altını çizdi. Tedavi edilmeyen bu tür nörogelişimsel bozuklukların, bireyin karar verme mekanizmasını olumsuz etkilediğini belirten Ercan, "Çocuklukta fark edilmeyen veya 'yaramazlık' denilerek geçiştirilen durumlar, ergenlik döneminde riskli davranışlara kapı aralıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Ergenlik döneminin biyolojik ve psikolojik olarak hassas bir evre olduğunu hatırlatan Ercan, tedavi almayan gençlerin madde kullanımı, şiddet eğilimi ve yasa dışı faaliyetlere yönelme riskinin, tedavi gören akranlarına göre belirgin şekilde yüksek olduğunu ifade etti.
Cezaevlerindeki İstatistikler Dikkat Çekici
Psikolojik desteğin suç önleme politikalarının bir parçası olması gerektiğini savunan Prof. Dr. Ercan, dünya genelinde ve Türkiye’de yapılan araştırmalara atıfta bulundu. Cezaevlerinde bulunan bireylerin geçmiş öyküleri incelendiğinde, büyük bir kısmında çocukluk çağında başlayan ancak tedavi edilmemiş psikiyatrik bozukluklara rastlandığını belirtti.
Ercan, dürtüsellik sorunu yaşayan çocukların anlık öfke patlamaları ve sonunu düşünmeden hareket etme eğiliminde olduklarını, bunun da suça karışma ihtimalini kolaylaştıran en önemli faktörlerden biri olduğunu vurguladı.
"Tedavi Sadece İlaç Değil, Bir Gelecek Yatırımıdır"
Ailelere ve eğitimcilere seslenen Prof. Dr. Ercan, erken tanının hayati önem taşıdığını belirtti. Tedavinin sadece tıbbi bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini, aynı zamanda çocuğun sosyal uyumu ve geleceği için bir koruma kalkanı olduğunu ifade etti.
Ercan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çocuğun okulda yaşadığı uyum sorunları, aşırı hareketlilik veya odaklanma güçlüğü sadece akademik bir sorun olarak ele alınmamalı. Bu belirtiler, ileride suça yönelimi engelleyebilecek birer erken uyarı sinyalidir. Profesyonel destekle bu çocukların enerjilerini doğru alanlara kanalize etmeleri sağlanabilir ve toplumla barışık bireyler olarak yetişmeleri mümkün olabilir."
Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarındaki davranış değişikliklerini iyi gözlemlemeleri ve vakit kaybetmeden çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanlarına başvurmaları gerektiği konusunda birleşiyor.