Küresel jeopolitik gerilimler tırmanırken Polonya Başbakanı Donald Tusk, Avrupa'nın askeri ve siyasi birliğini sağlamadığı takdirde hem müttefikleri hem de düşmanları tarafından yok sayılacağı uyarısında bulundu.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, uluslararası arenada yaşanan son gelişmelerin ardından Avrupa Birliği ülkelerine yönelik sert ve net bir çağrıda bulundu. Özellikle Venezuela'daki siyasi kriz ve küresel güç dengelerindeki değişimleri işaret eden Tusk, Avrupa'nın mevcut "zayıf ve bölünmüş" görüntüsüyle uluslararası masada etkisiz kaldığını vurguladı.
"Düşman da müttefik de ciddiye almaz"
Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Tusk, Avrupa'nın jeopolitik ağırlığını koruyabilmesi için tek vücut olması gerektiğinin altını çizdi. Tusk, mevcut parçalı yapının kıtayı güçsüzleştirdiğini belirterek, "Zayıf ve bölünmüş bir Avrupa'yı kimse ciddiye almaz. Ne düşman ne de müttefik. Bu artık çok açık," ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, Avrupa'nın son dönemde Ukrayna savaşı, enerji krizi ve transatlantik ilişkilerde yaşadığı stratejik özerklik tartışmalarının üzerine geldi. Tusk'ın mesajı, Avrupa'nın sadece diplomatik değil, askeri kapasite olarak da kendine yetmesi gerektiği yönündeki görüşünü pekiştirdi.
Silahlanma ve Özgüven Vurgusu
Polonya Başbakanı, Avrupa'nın güvenliğini başkalarına havale etme döneminin kapandığını ima ederek, kıtanın kendi öz gücüne dönmesi gerektiğini savundu. Mesajında savunma sanayisine ve askeri hazırlığa dikkat çeken Tusk, "En sonunda, kendi gücümüze inanmalı, kendimizi silahlandırmaya devam etmeliyiz," değerlendirmesinde bulundu.
"Aksi takdirde işimiz bitti"
Açıklamasının sonunda Avrupa uluslarına birlik çağrısı yapan Tusk, kıtanın geleceğinin tam dayanışmaya bağlı olduğunu belirtti. Ünlü "Üç Silahşorlar" mottosuna atıfta bulunan Başbakan, durumun ciddiyetini şu sözlerle özetledi:
"Her zamankinden daha fazla birlik içerisinde hareket etmeliyiz. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Aksi takdirde, işimiz bitti."
Tusk'ın bu çıkışı, Avrupa başkentlerinde kıtanın stratejik uyanışına dair tartışmaları yeniden alevlendirecek nitelikte bir uyarı olarak kayıtlara geçti.