27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Pekin'den Washington'a Sert Tepki: "ABD Kendi Nükleer Denemeleri İçin Bahane Üretiyor"

Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin "gizli nükleer testler" iddiasını kesin bir dille yalanladı. Pekin yönetimi, Washington'ı küresel silah kontrolü anlaşmalarını baltalamak ve kendi nükleer programını genişletmek için "siyasi manipülasyon" yapmakla suçladı.

Paylaş:
Pekin'den Washington'a Sert Tepki: "ABD Kendi Nükleer Denemeleri İçin Bahane Üretiyor"

Here is the news report from today's agenda, prepared by Bugünkü Haberler.

Pekin'den Washington'a Sert Tepki: "ABD Kendi Nükleer Denemeleri İçin Bahane Üretiyor"

Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin "gizli nükleer testler" iddiasını kesin bir dille yalanladı. Pekin yönetimi, Washington'ı küresel silah kontrolü anlaşmalarını baltalamak ve kendi nükleer programını genişletmek için "siyasi manipülasyon" yapmakla suçladı.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ

Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik gerilim, nükleer silahlanma ve denetim mekanizmaları üzerinden yeni bir boyut kazandı. Pekin yönetimi bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin Çin'in gizlice nükleer denemeler yürüttüğüne dair öne sürdüğü iddiaları reddetti. Çin Dışişleri Bakanlığı, bu suçlamaların Washington yönetiminin kendi nükleer testlerine yeniden başlama arzusuna meşruiyet kazandırma çabası olduğunu savundu.

Cenevre'deki İddialar ve Pekin'in Yanıtı

Gerginlik, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Silah Kontrolü ve Uluslararası Güvenlikten Sorumlu Müsteşarı Thomas DiNanno'nun Cenevre'de düzenlenen Silahsızlanma Konferansı'ndaki konuşmasıyla tırmandı. DiNanno, Çin'in uluslararası taahhütlerine rağmen düşük verimli nükleer patlama testleri gerçekleştirdiğini ve bu faaliyetlerin sismik verilerini gizlemek için özel yöntemler kullandığını öne sürdü. ABD'li yetkili, özellikle 2020 yılına ait şüpheli faaliyetlere dikkat çekerek, Pekin'in şeffaflıktan uzaklaştığını iddia etti.

Bu suçlamalara yanıt, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian'dan geldi. Başkent Pekin'de düzenlenen basın toplantısında konuşan Sözcü Lin, ABD'li mevkidaşının iddialarını "tamamen temelsiz" olarak nitelendirdi.

Lin, Washington'ın tutumunu sert sözlerle eleştirerek, "ABD, Çin'in nükleer politikasını sürekli olarak çarpıtmakta ve karalamaktadır. Bu yaklaşım, ABD'nin nükleer üstünlük kurma hedefinin ve nükleer silahsızlanma konusundaki kendi sorumluluklarından kaçma çabasının bir ürünüdür. Bu açık bir siyasi manipülasyondur" ifadelerini kullandı.

"Sorumluluktan Kaçış Stratejisi"

Çinli sözcü, ABD'nin asıl amacının dikkatleri kendi üzerindeki baskıdan uzaklaştırmak olduğunu öne sürdü. Lin, Washington yönetiminin Rusya ile olan Yeni START (Stratejik Silahların Azaltılması) Antlaşması'nın geleceğini belirsizliğe sürüklediğine işaret ederek, bu durumun küresel stratejik istikrara ve büyük güçler arasındaki güvene zarar verdiğini belirtti.

Sözcü Lin, ABD'nin suçlamalarının arka planında yatan niyeti şu sözlerle açıkladı: "ABD'nin, Çin'i hedef alarak kendi nükleer testlerini sürdürmek veya yeniden başlatmak için bahaneler üretmesine kesinlikle karşıyız."

Teknik Tartışma: "Ayrıştırma" Yöntemi

ABD tarafının Cenevre'de gündeme getirdiği en dikkat çekici teknik detay, Çin'in test sahalarında "ayrıştırma" (decoupling) adı verilen bir yöntem kullandığı iddiası oldu. Bu teknik, nükleer patlamanın yarattığı sismik şok dalgalarını sönümleyerek, uluslararası izleme istasyonlarının patlamayı tespit etmesini zorlaştırıyor. ABD, bu yöntemin kullanıldığını öne sürerek Çin'in denetimlerden kaçtığını savunurken, Pekin yönetimi tüm faaliyetlerinin uluslararası normlara uygun olduğunu vurguluyor.

Küresel Nükleer Dengede Son Durum

İki süper güç arasındaki bu söz düellosu, küresel nükleer envanterin durumuyla ilgili endişelerin arttığı bir dönemde gerçekleşiyor. Uluslararası gözlemcilerin verilerine göre, ABD ve Rusya halen dünyadaki nükleer başlıkların çok büyük bir kısmını ellerinde bulunduruyor. Her iki ülkenin de 5 binin üzerinde savaş başlığına sahip olduğu tahmin edilirken, Çin'in nükleer cephaneliğinin modernizasyon sürecinde olduğu ve başlık sayısının 600 civarında seyrettiği belirtiliyor.

Uzmanlar, karşılıklı suçlamaların, gelecekteki olası silah kontrolü müzakerelerini daha da zorlaştıracağı konusunda uyarıda bulunuyor.