Çin yönetimi, Orta Doğu’da giderek tırmanan çatışmaların küresel ekonomik büyümeyi ve kritik enerji tedarik hatlarını tehdit ettiğini belirterek tüm taraflara acil itidal çağrısında bulundu.
Pekin, Orta Doğu'daki gerilimin küresel enerji arzı ve ekonomik büyüme üzerindeki olası yıkıcı etkilerine karşı uyarıda bulundu. Çin Dışişleri Bakanlığı, dünyanın en önemli petrol geçiş güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışının sekteye uğramasının tüm dünya için büyük bir risk oluşturduğunu vurguladı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, başkent Pekin’de düzenlediği olağan basın toplantısında bölgesel krize dair önemli değerlendirmeler yaptı. Çin’in bölgede süregelen çatışmalardan derin bir endişe duyduğunu belirten Sözcü Guo, tüm tarafları askeri operasyonlara derhal son vermeye ve gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınmaya davet etti.
Bölgesel kargaşanın küresel ekonomik büyüme üzerinde ağır sonuçlar doğurmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade eden Guo, "Enerji tedarikinin kesintisiz sürmesini sağlamak tüm tarafların ortak sorumluluğudur. Çin, kendi enerji güvenliğini sağlamak için gerekeni yapacaktır" şeklinde konuştu. Hürmüz Boğazı ve çevresindeki suların uluslararası mal ve enerji ticareti açısından taşıdığı kritik öneme değinen Sözcü, bölgede güvenlik ve istikrarın korunmasının küresel bir çıkar olduğunu dile getirdi.
Çin'in Enerji İthalatında Hürmüz Boğazı'nın Hayati Rolü
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı, Çin'in enerji tedariki için de vazgeçilmez bir konumda bulunuyor. Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i Basra Körfezi ve bu boğaz üzerinden ülkeye ulaşıyor.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Irak ve İran gibi dünyanın önde gelen enerji üreticilerinin petrolünü Asya pazarlarına taşıyan bu stratejik rotadaki olası bir kesinti, küresel petrol tedarik zincirinde büyük aksamalara yol açma potansiyeli taşıyor. Mevcut gerilimin şimdiden uluslararası piyasalarda petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı yarattığı ve tedarik endişelerini artırdığı biliniyor.