24 Mayıs 2026 Pazar
Haber

Özel Sektörde Doğum Sonrası İstihdam Raporu: Kadınların Yüzde 64'ü İş Gücüne Geri Dönüyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından hazırlanan rapora göre, özel sektörde doğum yaptıktan sonra işten ayrılan kadınların yüzde 64,33'ü ortalama 13 ay sonra yeniden istihdama katılıyor.

Paylaş:
Özel Sektörde Doğum Sonrası İstihdam Raporu: Kadınların Yüzde 64'ü İş Gücüne Geri Dönüyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından hazırlanan rapora göre, özel sektörde doğum yaptıktan sonra işten ayrılan kadınların yüzde 64,33'ü ortalama 13 ay sonra yeniden istihdama katılıyor.

Bugünkü Haberler'in ulaştığı "İşgücü Piyasası ve Kadın İstihdamı Ekseninde Aile Dostu Politikalar" başlıklı rapor, kadınların doğum sonrası iş hayatına dönüş süreçlerine dair çarpıcı veriler ortaya koydu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile UNFPA işbirliğiyle hayata geçirilen çalışmada, 2016-2025 yılları arasında özel sektörde doğum yapan yaklaşık 1,4 milyon kadının verileri detaylı bir şekilde incelendi.

Rapordaki bulgulara göre, özel sektörde çalışan kadınların yüzde 3,7'si doğumdan sonraki ilk ay içinde işten ayrılıyor. Bu oran altıncı ayda yüzde 39,9'a, birinci yılın sonunda ise yüzde 56,5'e ulaşıyor. İstihdamdan çekilmenin temel nedenleri arasında evdeki bakım yükünün büyük oranda kadınların üzerinde kalması, iş ile aile yaşamını dengelemedeki zorluklar, esnek çalışma imkanlarının azlığı ve güvenilir bakım hizmetlerinin sınırlı olması gösteriliyor.

Ortalama Dönüş Süresi 13 Ay

Araştırma, doğum sonrası işinden ayrılan kadınların yüzde 64,33'ünün ilerleyen dönemde yeniden kayıtlı istihdama dahil olduğunu ortaya koydu. Kadınların iş gücüne dönüşlerinin ortalama 13,3 ay sürdüğü belirtiliyor.

İşe yeniden dönen kadınların sadece yüzde 15,9'u ayrıldıkları firmada çalışmaya devam ederken, yüzde 48,2'si aynı sektörde, yüzde 53,1'i ise aynı meslekte kalmayı tercih ediyor. Veriler, kadınların büyük çoğunluğunun iş gücüne dönerken iş yeri değiştirdiğini ve yeni başlangıçlarda reel ücretlerinde belirgin bir artış yaşanmadığını gösteriyor.

Firma Büyüklüğü ve Sektörel Farklılıklar Etkili

İşten ayrılma oranlarında, çalışılan sektörün ve firmanın büyüklüğünün belirleyici olduğu vurgulandı. Eğitim ve sağlık gibi daha düzenli çalışma saatleri sunan alanlarda kadınların işi bırakma eğilimi düşükken, sanayi ve hizmet gibi vardiyalı ya da emek yoğun sektörlerde bu oran ciddi şekilde artıyor.

Kurumsal imkanların daha geniş olduğu büyük ölçekli firmalarda doğum sonrası işten ayrılma oranı yüzde 15 seviyesinde kalırken, küçük ölçekli işletmelerde bu oranın yüzde 43'e kadar çıktığı kaydedildi. Öte yandan, yasal bir hak olmasına rağmen kadın çalışanların yalnızca yüzde 24,22'sinin ücretsiz doğum izni uygulamasından faydalandığı tespit edildi.

Kamu Maliyesine Faturası

Rapor, kadınların iş hayatından kopmasının kamu maliyesi üzerindeki ölçülebilir etkilerini de hesapladı. 2016-2024 yılları arasında doğum sebebiyle işten ayrılan ve bir daha kayıtlı istihdama dönmeyen kadın sayısının 309 bin 581 olduğu açıklandı. Yapılan modellemeye göre, bu kadınların sadece yarısının bile istihdamda kalması durumunda, kamu bütçesine yaklaşık 797 milyar lira prim geliri ve 491 milyar lira gelir vergisi katkısı sağlanabileceği öngörüldü.

"Aile Dostu Politikalar Stratejik Yatırımdır"

Raporun sonuçlarını değerlendiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadınların çalışma hayatı ile aile kurma arasında bir tercih yapmak zorunda bırakılmaması gerektiğini belirtti. Işıkhan, "Bakanlık olarak hedefimiz, kadınların hem çalışma hayatında güçlü biçimde var olduğu hem de aile kurma kararlarını ekonomik ve sosyal kaygılar olmadan verebildiği bir sosyal politika çerçevesi oluşturmaktır" ifadelerini kullandı.

UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan ise kadınların ekonomiye güçlü katılımının yalnızca bireysel refahı değil, hanehalkı refahını da doğrudan artırdığına dikkati çekti. Kadınların iş gücünde kalmasının demografik dayanıklılığı desteklediğini vurgulayan Khan, aile dostu politikaların birer sosyal destek olmaktan ziyade geleceğe yapılan stratejik bir yatırım olduğunu dile getirdi.