28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Özbekistan'da Gıda Teknolojisi Devrimi: İyot Eksikliğine 'Organik Un' Kalkanı

Denize kıyısı olmayan Özbekistan'da halk sağlığını tehdit eden iyot yetersizliğine karşı yerli bilim insanları harekete geçti. Geliştirilen yeni biyoteknolojik yöntemle, temel gıda maddesi olan un ve unlu mamuller organik iyotla zenginleştirilerek kalıcı bir çözüm modeli oluşturuluyor.

Paylaş:
Özbekistan'da Gıda Teknolojisi Devrimi: İyot Eksikliğine 'Organik Un' Kalkanı

Denize kıyısı olmayan Özbekistan'da halk sağlığını tehdit eden iyot yetersizliğine karşı yerli bilim insanları harekete geçti. Geliştirilen yeni biyoteknolojik yöntemle, temel gıda maddesi olan un ve unlu mamuller organik iyotla zenginleştirilerek kalıcı bir çözüm modeli oluşturuluyor.

TAŞKENT – Özbekistanlı bilim insanları, ülkenin kronik halk sağlığı sorunlarından biri olan iyot eksikliğiyle mücadelede çığır açan bir yöntem geliştirdi. Coğrafi dezavantajlar nedeniyle toplumun yaklaşık üçte birini etkileyen bu sağlık sorununa karşı, biyoteknoloji kullanılarak üretilen "organik iyotlu un" formülü hayata geçirildi.

Orta Asya'nın denize kıyısı olmayan coğrafyasında yer alan Özbekistan, toprak yapısındaki mineral eksikliği ve deniz ürünleri tüketiminin düşüklüğü nedeniyle uzun yıllardır iyot yetersizliği ile mücadele ediyor. Bu soruna kalıcı bir çözüm getirmek isteyen sağlık bilimleri uzmanı Dr. Şükrane Saidova ve ekibi, laboratuvar ortamında geliştirdikleri organik iyot formülünü temel gıda maddelerine entegre etmeyi başardı.

Coğrafi Dezavantaj Bilimle Aşılıyor

Özbekistan’ın okyanus ve denizlere olan uzaklığı, iyot eksikliğinin temel nedeni olarak gösteriliyor. Dünya Sağlık Örgütü standartlarının altında kalan iyot alımı; endemik guatr, tiroid bezi rahatsızlıkları ve çocuklarda gelişim geriliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Yapılan araştırmalar, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 30’unun çeşitli derecelerde iyot eksikliği yaşadığını ortaya koyuyor.

Mevcut durumda kullanılan inorganik iyotlu tuzların, vücut tarafından emiliminin düşük olması ve iyodun uçucu yapısı nedeniyle yetersiz kaldığını belirten Dr. Saidova, geliştirdikleri yöntemin farkını şu sözlerle açıkladı:

"İyotlu tuz üretimi yapılmasına rağmen, araştırmalarımız bunun günlük ihtiyacı tam olarak karşılamadığını gösterdi. Geliştirdiğimiz organik iyot, vücut tarafından çok daha yüksek oranda emilebiliyor ve içerdiği mikro elementler sayesinde vücutta daha uzun süre tutulabiliyor."

Almanya'da Test Edildi, Bağımsız Devletler Topluluğu'nda Bir İlk

Dr. Saidova'nın 2019 yılında yerel hammaddeler kullanarak geliştirdiği bu biyoteknolojik ürün, uluslararası akreditasyona sahip laboratuvarlarda da test edildi. Almanya'da gerçekleştirilen analizler, organik iyodun un ve unlu mamullerin pişirilme sürecinde kaybolmadığını ve besin değerini koruduğunu bilimsel olarak kanıtladı.

Bu başarının ardından proje, laboratuvar aşamasından endüstriyel üretime taşındı. 2022 yılında kurulan üretim tesisi, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri arasında organik iyotla zenginleştirilmiş fonksiyonel gıda üreten ilk fabrika olma özelliğini taşıyor. Tesiste Kazakistan’dan ithal edilen buğday işlenerek un haline getiriliyor; ardından bisküvi, baharat ve şekerleme gibi günlük tüketim ürünlerine dönüştürülüyor.

"İlaç Unutulur, Ekmek Unutulmaz"

Projenin temel felsefesi, halkın beslenme alışkanlıklarını değiştirmeden sağlık sorununu çözmek üzerine kurulu. İyot takviyesinin ilaç formunda alınmasının sürdürülebilir olmadığını savunan Dr. Saidova, "İnsan ilacı almayı unutabilir ama ekmek yemeyi unutmaz," diyerek unlu mamullerin tercih edilme nedenini vurguladı.

Özbekistan hükümeti de bu alandaki çalışmaları yasal düzenlemelerle destekliyor. Yürürlükteki "İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesine İlişkin Yasa" kapsamında, gıda üreticilerinin belirli standartlara uyması zorunlu tutulurken, üretimden rafa kadar tüm süreç devlet denetiminde ilerliyor.

Geliştirilen bu teknik için ulusal patent alan bilim ekibi, buluşun 159 ülkede tescillenmesi için uluslararası patent süreçlerini de sürdürüyor. Yerli üretim organik iyotlu ürünlerin, özellikle risk grubundaki hamileler, emziren anneler ve çocukların sağlığının korunmasında kritik bir rol oynaması bekleniyor.