OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, grubun savunma sanayisine yönelik yeni vizyonu doğrultusunda Uzak Doğu Asya ve Batı'da hem sivil hem de askeri alanda faaliyet gösteren "çift kullanımlı teknoloji" firmalarını satın almak üzere arayışta olduklarını duyurdu.
OYAK, uluslararası alandaki büyüme stratejisi kapsamında rotasını yüksek teknoloji yatırımlarına çevirdi. Londra'da gerçekleştirilen yatırımcı toplantılarında grubun gelecek hedeflerini değerlendiren OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, özellikle demir-çelik, ağır sanayi, enerji ve savunma sanayisi gibi yüksek teknik uzmanlık gerektiren sektörlere odaklandıklarını belirtti.
Günümüzde 20'den fazla ülkede 140'ı aşkın şirket ve 37 bine yakın çalışanla faaliyet gösteren OYAK, küresel piyasalardaki risk yönetimini ve stratejik ortaklıklarını genişletmeyi hedefliyor. Bu büyüme vizyonunun en dikkat çekici ayağını ise savunma sanayisi ve ileri teknoloji hamleleri oluşturuyor.
Hedefte "Çift Kullanımlı" Teknolojiler Var
Savunma sanayisini en büyük fırsat alanlarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Yalçıntaş, grubun bu alana doğrudan bir savunma şirketi kurarak değil, teknoloji odaklı stratejik satın almalar yoluyla girmeyi planladığını açıkladı.
Yalçıntaş, "Sadece askeri değil, aynı zamanda sivil amaçlarla da kullanılabilen teknoloji geliştiren 'çift kullanımlı' şirketlerle yakından ilgileniyoruz. Bu kapsamda Uzak Doğu Asya ve Batı pazarlarındaki şirketleri mercek altına aldık ve satın alma arayışımız sürüyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca grup olarak katma değeri düşük ve rekabet avantajını kaybetmeye başlamış bazı faaliyet alanlarından zamanla çıkmayı planladıklarının da sinyalini verdi.
Küresel Riskler ve Türkiye'nin Artan Önemi
Yalçıntaş'ın gündeminde yalnızca teknoloji yatırımları değil, aynı zamanda değişen küresel ticaret dinamikleri ve yeni nesil riskler de vardı. Özellikle savaş ve jeopolitik gerilimlerin ticaret üzerindeki etkilerine değinen Yalçıntaş, savaş teminatlarının artık sadece fiziksel hasarları değil; siber saldırılar, ambargolar ve tedarik zinciri kesintilerini de kapsayacak kadar genişlediğini belirtti.
Orta Doğu'daki çatışma ortamının küresel ekonomiye orta ve uzun vadedeki olası etkilerini de değerlendiren Yalçıntaş, bu süreçte Türkiye'nin jeostratejik ve ekonomik öneminin giderek artacağına dikkat çekti. Savaş sonrası oluşacak yeni küresel düzende Türkiye'nin bugünden atacağı stratejik adımların ve kuracağı uluslararası bağlantıların büyük önem taşıdığı vurgulandı.