Munzur ve Mercan Dağları'nın arasında sıkışan Tunceli'nin Ovacık ilçesinde kar kalınlığı yer yer 2,5 metreyi bulurken, geçimini hayvancılıkla sağlayan üreticiler dondurucu soğuklara ve kara karşı zorlu bir sınav veriyor.
Tunceli'nin Ovacık ilçesi, bu yıl mevsim normallerinin üzerinde seyreden yoğun kar yağışıyla mücadele ediyor. İlçeyi beyaza bürüyen ve yer yer 2,5 metre yüksekliğe ulaşan kar kütleleri, günlük yaşamı durma noktasına getirirken, bölgenin en önemli geçim kaynağı olan hayvancılık sektörünü de olumsuz etkiliyor. Munzur ve Mercan dağlarının eteklerinde kurulu ilçede besiciler, hayvanlarını hayatta tutabilmek için günün ilk ışıklarıyla başlayan ve gece yarılarına kadar süren ağır bir mesai harcıyor.
Kar Altından Yem Çıkarma Mücadelesi
Kış şartlarının en ağır hissedildiği bölgelerden biri olan Ovacık'ta, üreticilerin günü kar temizliğiyle başlıyor. Ahırların çatılarında ve kapı önlerinde biriken tonlarca karı temizlemek, hayvanlara ulaşabilmek için atılması gereken ilk adım. Besiciler, yaz aylarında binbir emekle istifledikleri ancak şu an metrelerce karın altında kalan ot ve saman balyalarına ulaşabilmek için adeta tüneller kazıyor.
İlçe sakinlerinden besici Serkan Çubuk, kış aylarında iş yüklerinin katbekat arttığını belirtiyor. Ahır çatılarında ve yollarda biriken karları temizlemenin saatler sürdüğünü ifade eden Çubuk, "Yaklaşık bir saat boyunca sadece kar temizliği yapıyoruz, ardından hayvanları yemleme aşamasına geçebiliyoruz. Koyunları beslemek için karın altından saman çıkarıp yemliklere taşıyoruz" diyerek yaşadıkları zorluğu özetliyor.
Su Nöbeti ve Kurt Tehlikesi
Bölgedeki zorluklar sadece kar temizliğiyle sınırlı değil. Dondurucu soğuklar nedeniyle su şebekelerinin donması, besicileri taşıma su yöntemine mecbur bırakıyor. Yaklaşık 3 aydır suların kesik olduğunu belirten Turan Çubuk gibi birçok üretici, hayvanların su ihtiyacını karşılamak için çeşmelerden ahırlara bidonlarla su taşıyor.
Ayrıca, yaban hayatının da kış şartlarından etkilenmesiyle birlikte köylere inen kurtlar, sürüler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Besiciler, hayvanlarını korumak için geceleri nöbet tutmak ve çoban köpeklerini sürekli teyakkuzda bekletmek zorunda kalıyor.
Doğum Mevsimi Ekstra Mesai Getiriyor
Zorlu kış şartları, hayvanların doğum mevsimiyle birleşince üreticilerin yükü daha da ağırlaşıyor. Yeter Balkız gibi kadın üreticiler, hem ev işlerini yürütüyor hem de kilometrelerce yol yürüyerek ulaştıkları ahırlarda yeni doğan buzağı ve kuzuların bakımıyla ilgileniyor. Balkız, "İneklerimin durumunu kontrol edip geceleri nöbet tuttuğum oluyor. Sağdığım sütü sırtlayarak karlı yollardan eve götürüyorum" sözleriyle bölge kadınlarının fedakarlığını gözler önüne seriyor.
Tüm bu coğrafi ve iklimsel zorluklara rağmen Ovacıklı üreticiler, atalarından devraldıkları hayvancılık mesleğini sürdürmekte kararlı. Besiciler, doğayla girdikleri bu çetin mücadeleyi, geçim kaynaklarını korumak ve üretimi sürdürmek adına bir yaşam biçimi olarak benimsiyor.