Gaziantep'te bebeklik döneminde otizm teşhisi konulan 13 yaşındaki Mete Bilgiç, müziğe olan yeteneğinin keşfedilmesiyle başladığı piyano eğitiminde büyük ilerleme kaydederek hem agresif davranışlarını yendi hem de iletişim becerilerini geliştirdi.
Gaziantep'te yaşayan 13 yaşındaki otizmli Mete Bilgiç'in hayatı, müzikle tanışmasının ardından baştan sona değişti. Bebeklik döneminde otizm tanısı konulan ve 8 yaşından itibaren Gaziantep Otizm Vakfında eğitim almaya başlayan Mete, öğretmenlerinin müziğe olan ilgisini fark etmesiyle piyano eğitimine yönlendirildi. Küçük yaşta başladığı bu serüven, onun yalnızca sanatsal bir yetenek kazanmasını değil, aynı zamanda davranışsal zorlukları aşarak kendini çok daha iyi ifade edebilmesini sağladı.
Mete ile beş yıldır birlikte çalışan Gaziantep Otizm Vakfı eğitmenlerinden Gamze Bozkurt, genç piyanistin eğitim sürecindeki büyük değişimine dikkat çekti. Başlangıçta yeme bozukluğu bulunan ve kendini ifade etmekte zorlandığı için çevresine karşı agresif davranışlar sergileyen Mete'nin, aradan geçen zaman içinde bambaşka bir noktaya geldiği belirtildi. Bozkurt, "Şu anda söylediklerini daha iyi anlayabiliyoruz, harfleri daha düzgün telaffuz edebiliyor. Önceden çevresine karşı saldırgan davranışlar gösterebiliyordu, ancak artık kimseye zarar vermiyor. Kardeşine, küçük çocuklara ve eğitmenlere karşı oldukça şefkatli." sözleriyle yaşanan gelişimi aktardı.
Otizmli bireylerin sosyal hayattan koparılmamasının hayati önem taşıdığını vurgulayan uzmanlar, Mete'nin görsel hafızasının da oldukça güçlü olduğunu belirtiyor. Bu özellik sayesinde piyano notalarını kısa sürede kavrayan genç yetenek, eserleri ezbere çalabiliyor.
"Klasik Dönem Eserlerine Büyük İlgi Duyuyor"
Mete'nin sanatsal gelişimine rehberlik eden müzik eğitmeni Melih Koray Özdemir ise otizmli çocukların doğru yönlendirildiklerinde spor ve sanat gibi alanlarda üstün başarılar gösterebileceğinin altını çizdi. Öğrencisinin piyanoda beklenenin çok üzerinde bir gelişim sergilediğini belirten Özdemir, başlangıçta tek elle yapılan çalışmaların hızla çift ele dönüştüğünü ifade etti.
Mete'nin özellikle klasik dönem eserlerine büyük ilgi duyduğunu ve müzik kulağının oldukça güçlü olduğunu vurgulayan Özdemir, otizmli bireylerin eğitiminde sabrın belirleyici olduğunu söyledi. Öğrencisiyle göz teması kurabilmenin ve sorulara yanıt alabilmenin eğitim sürecini hızlandırdığına değinen Özdemir, "Yargılamadan yaklaşırsak, onların farkındalıkları bize yeni bakış açıları kazandırabilir. Bu nedenle öncelikle sabırlı olmalıyız." ifadelerini kullandı.
Mete Bilgiç'in piyano tuşlarında yankılanan başarı hikayesi, özel gereksinimli çocukların yeteneklerinin erken dönemde keşfedilmesinin ve doğru eğitim modelleriyle desteklenmesinin ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.