13 Nisan 2026 Pazartesi
Haber

Osmanlı'nın En Uzun Soluklu Projesi: Yarım Asrı Aşan İnşasıyla Yeni Cami

Temeli 1597 yılında atılan ancak tamamlanması tam 67 yıl süren Eminönü'nün sembol yapısı Yeni Cami, Osmanlı mimarlık tarihinde inşası en uzun süren cami olarak dikkat çekiyor. İki farklı Valide Sultan'ın himayesinde, üç ayrı mimarın elinden geçen bu tarihi yapı, İstanbul siluetinin vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor.

Paylaş:
Osmanlı'nın En Uzun Soluklu Projesi: Yarım Asrı Aşan İnşasıyla Yeni Cami

Temeli 1597 yılında atılan ancak tamamlanması tam 67 yıl süren Eminönü'nün sembol yapısı Yeni Cami, Osmanlı mimarlık tarihinde inşası en uzun süren cami olarak dikkat çekiyor. İki farklı Valide Sultan'ın himayesinde, üç ayrı mimarın elinden geçen bu tarihi yapı, İstanbul siluetinin vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor.

İstanbul'un en hareketli ticaret merkezlerinden biri olan Eminönü Meydanı'na hakim konumuyla dikkat çeken Yeni Cami, halk arasında "güvercinli cami" olarak bilinse de, arkasında yatan 67 yıllık zorlu inşa süreciyle Osmanlı tarihinin en çetrefilli mimari projelerinden biri olma özelliğini taşıyor. 1597'de başlayan ve ancak 1665'te tamamlanabilen yapı, "Osmanlı tarihinde inşaat süresi en uzun olan cami" unvanını günümüzde de koruyor.

Temel Atma ve İlk Duraksama

Yeni Cami'nin, o dönemdeki adıyla "Valide Sultan Camii"nin inşası, III. Murad'ın eşi Safiye Sultan'ın emriyle 1597 yılında başladı. Dönemin başmimarı Davud Ağa tarafından projelendirilen yapının temelleri, denize çok yakın olması ve zeminin gevşek yapısı nedeniyle büyük zorluklarla atıldı. Davud Ağa'nın vefatının ardından görevi devralan Dalgıç Ahmed Çavuş, inşaatı pencere hizasına kadar yükseltmeyi başardı.

Ancak 1603 yılında III. Mehmed'in ölümü ve Safiye Sultan'ın Eski Saray'a gönderilmesiyle inşaat aniden durdu. Yapının yarım kalan hali, yaklaşık yarım asır boyunca "Zulmiye" adıyla anılan bir harabe olarak kaldı ve zamanla çevresi yapılaşmaya açıldı.

Yarım Asır Sonra Gelen Tamamlanma

Caminin kaderi, IV. Mehmed'in annesi Hatice Turhan Sultan'ın bölgeden geçerken gördüğü yarım kalmış inşaatı fark etmesiyle değişti. Hatice Turhan Sultan'ın emriyle 1660 yılında, Mimarbaşı Mustafa Ağa yönetiminde çalışmalar yeniden başladı. Cami çevresindeki enkaz temizlendi, Mısır Çarşısı ile birlikte bir külliye olarak tasarlanan proje hız kazandı.

67 yıllık bekleyişin ardından 1665 yılında ibadete açılan cami, uzun süre "Yeni Valide Sultan Camii" olarak anılsa da halk arasında zamanla kısaca "Yeni Cami" ismini aldı. Klasik Osmanlı mimarisinin son büyük örneklerinden biri kabul edilen yapı, Mimar Sinan ekolünün devamı niteliğinde olsa da, dikey hatların vurgulandığı piramidal yükselişiyle kendine has bir estetik sunmaktadır.

Mimari Özellikleri ve Konumu

Deniz kenarına inşa edilmesi nedeniyle temellerinde suya dayanıklı kazıklar kullanılan Yeni Cami, yan cephelerinde bulunan revaklı galerileriyle Osmanlı mimarisinde farklı bir deneme olarak öne çıkar. İç mekanda kullanılan mavi, beyaz ve yeşil tonlarındaki İznik çinileri, 17. yüzyıl çini sanatının en nitelikli örnekleri arasındadır.

Günümüzde Mısır Çarşısı ile birlikte Eminönü'nün en önemli tarihi ve turistik odak noktası olan Yeni Cami, hem ibadet mekanı olarak işlevini sürdürmekte hem de asırlara meydan okuyan hikayesiyle İstanbul'un hafızasında yer tutmaktadır.