15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Osmaniye’de Eğitim Tarihine Işık Tutan Yapı: 86 Yıllık Köy Enstitüsü Binası Müzeye Dönüştü

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde, 1940 yılında Köy Enstitüsü olarak inşa edilen ve yıllar içinde binlerce öğretmen yetiştiren tarihi bina, restore edilerek zengin bir eğitim müzesi haline getirildi. Biyoloji örneklerinden 1940’lı yılların ders notlarına kadar yüzlerce objeyi barındıran müze, ziyaretçilerini Türk eğitim tarihinde nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.

Paylaş:
Osmaniye’de Eğitim Tarihine Işık Tutan Yapı: 86 Yıllık Köy Enstitüsü Binası Müzeye Dönüştü

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde, 1940 yılında Köy Enstitüsü olarak inşa edilen ve yıllar içinde binlerce öğretmen yetiştiren tarihi bina, restore edilerek zengin bir eğitim müzesi haline getirildi. Biyoloji örneklerinden 1940’lı yılların ders notlarına kadar yüzlerce objeyi barındıran müze, ziyaretçilerini Türk eğitim tarihinde nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde yer alan ve Türkiye’nin eğitim tarihindeki önemli dönüm noktalarına tanıklık eden 86 yıllık okul binası, kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından eğitim müzesi olarak hizmet vermeye devam ediyor. 1940 yılında Köy Enstitüsü olarak kapılarını açan, ardından 1954 yılında Öğretmen Lisesi’ne dönüştürülen bu tarihi yapı, bugün Türk eğitim sisteminin geçmişine ayna tutan nadir merkezlerden biri konumunda.

Düziçi Fen Lisesi yerleşkesi içerisinde bulunan ve 1994 yılında kapanarak bir süre atıl kalan bina, 2000 yılında başlatılan restorasyon çalışmalarının ardından 2005 yılında yeniden hayata döndürüldü. Müze, o dönemde öğrencilerin bizzat kullandığı eğitim materyalleri, el yapımı ders araçları ve kişisel eşyalarıyla dikkat çekiyor.

Biyoloji Örneklerinden El Sanatlarına Geniş Koleksiyon

Müze envanteri, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki eğitim anlayışını ve öğrencilerin pratik becerilerini gözler önüne seriyor. Koleksiyonda, on yıllar önce biyoloji derslerinde öğrenciler tarafından incelenmek üzere hazırlanan çiçek, kuş, böcek ve kemirgen örnekleri orijinalliğini koruyarak sergileniyor.

Bunun yanı sıra, Köy Enstitüleri döneminin ruhunu yansıtan müzik aletleri, öğrencilerin el becerilerini geliştirmek için ürettikleri günlük kullanım eşyaları, eski fotoğraflar ve o döneme ait ödevler de müzenin en ilgi çeken parçaları arasında yer alıyor. Sergilenen her bir obje, dönemin zorlu ama üretken eğitim atmosferini bugüne taşıyor.

"Türkiye'nin İlk Eğitim Müzesi"

Düziçi Fen Lisesi Müdürü İsmail Gökçeli, okulun 140 dönümlük geniş bir yerleşkeye sahip olduğunu ve bu alanın lojmanlardan sinema salonuna kadar pek çok tarihi yapıyı barındırdığını belirtti. Müzenin Türkiye’de alanında bir ilk olduğunu ifade eden Gökçeli, ziyaretçilerin burada adeta zamanda yolculuk yaptığını vurguladı.

Gökçeli, müzenin içeriğine dair şu bilgileri paylaştı: "Burası Türkiye'nin ilk eğitim müzesi olma özelliğini taşıyor. İçerisinde biyoloji derslerinde hazırlanmış zar kanatlılardan kemirgenlere kadar pek çok numune mevcut. Ayrıca üst katlarda o dönemin öğrencilerinin kullandığı müzik aletleri ve el işi derslerinde ürettikleri, günlük hayatta kullanılabilecek hemen hemen her türlü envanter sergileniyor."

Mezunların Anılarını Tazelediği Durak

Müze, sadece tarih meraklılarını değil, aynı zamanda bu sıralardan geçmiş eski mezunları da ağırlıyor. Özellikle Köy Enstitülerinin kuruluş yıl dönümü olan 17 Nisan tarihlerinde ziyaretçi akınına uğrayan bina, eski mezunlar için duygusal anların yaşandığı bir buluşma noktası haline gelmiş durumda.

Müdür Gökçeli, Köy Enstitüsü ve Öğretmen Okulu mezunlarının müzeyi gezerek eski günleri yad ettiğini belirterek, "Düziçi’ne gelenler burayı görmeden gitmiyor. Enstitü mezunu çok az insan kalsa da, hem onlar hem de öğretmen okulu mezunları buraya gelerek anılarını tazeliyor. Ayrıca yeni nesil öğrencilerimiz de o dönemin eğitim sistemini ve kullanılan materyalleri tanıma şansı buluyor" ifadelerini kullandı.