27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Osman Gazi’nin Kayıp Evinin İzleri 20 Yıl Sonra Tescillendi: Tarihin Tozlu Raflarından Çıkan Miras

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Prof. Dr. Taner Bilgin’in 20 yıl süren titiz araştırması, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’ye ait evin varlığını, yerini ve mimari özelliklerini resmen kanıtladı.

Paylaş:
Osman Gazi’nin Kayıp Evinin İzleri 20 Yıl Sonra Tescillendi: Tarihin Tozlu Raflarından Çıkan Miras

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Prof. Dr. Taner Bilgin’in 20 yıl süren titiz araştırması, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’ye ait evin varlığını, yerini ve mimari özelliklerini resmen kanıtladı.

Bilecik — Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşuna tanıklık eden topraklarda yürütülen uzun soluklu bir tarih araştırması, önemli bir keşifle sonuçlandı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Taner Bilgin’in yirmi yıla yayılan çalışmaları neticesinde, Osman Gazi’nin Bilecik’te bulunan ve Milli Mücadele yıllarında yıkıldığı tespit edilen evinin yeri, resmi makamlarca "kültür varlığı" olarak tescil edildi.

Berlin’den Bilecik’e Uzanan Tarihi Takip

Tarih dünyasında heyecan yaratan bu keşfin hikayesi, 2005 yılına dayanıyor. O dönemde henüz yüzey araştırmalarına başlayan Prof. Dr. Bilgin, Milli Mücadele yıllarına şahitlik etmiş Bilecikli Celal Devecioğlu ile yaptığı görüşmede kritik bir bilgiye ulaştı. Devecioğlu’nun, Şeyh Edebali Külliyesi arazisinde Osman Gazi’ye ait bir ev bulunduğu ve bu yapının işgalci Yunan kuvvetleri tarafından yakılıp yıkıldığı yönündeki tanıklığı, araştırmanın fitilini ateşledi.

Bilgin’in araştırması, 2006 yılında Almanya’nın başkenti Berlin’e yaptığı bir ziyarette somut bir delille güçlendi. Bir resim sergisinde, Sultan 2. Abdülhamid döneminde Bilecik demir yolu inşaatında çalışan Alman bir işçinin eşi tarafından 1891 yılında yapılmış bir yağlı boya tabloya rastlayan Bilgin, tabloda Osman Gazi’nin evinin resmedildiğini fark etti. Bu görsel kanıt, evin mimari yapısı hakkında ilk ipuçlarını sundu.

Arşiv Belgeleri ve Tapu Kayıtları Doğruladı

Araştırmalarını derinleştiren Prof. Dr. Bilgin, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığında yaptığı taramalarda evin varlığını belgeleyen resmi yazışmalara ulaştı. 2011 yılında ulaşılan ve Nisan 1911 tarihini taşıyan bir belgede, dönemin Bilecik Mutasarrıflığı tarafından Dahiliye Nezareti'ne (İçişleri Bakanlığı) gönderilen yazıda, söz konusu evin tadilatına ilişkin detayların yer aldığı görüldü.

Ayrıca, eski Bilecik Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun 1935 yılında Osmanlıca kaleme aldığı "Bilecik Tarih ve Coğrafya Etüdü" isimli eserde de evin "iki katlı, yaldızlı tavanlı ve oyma ahşap işçiliğine sahip olduğu" yönündeki tarifler, görsel ve arşiv belgeleriyle örtüştü.

40 Metrekarelik Alan Koruma Altında

Elde edilen tüm bu bilgi ve belgeler ışığında, Prof. Dr. Bilgin geçtiğimiz yıl Bilecik Valiliğine başvuruda bulundu. Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ekiplerinin Şeyh Edebali Külliyesi arazisinde gerçekleştirdiği saha incelemeleri ve tapu kayıtlarındaki "vakıf arazisi" ibaresinin teyidi sonucunda süreç tamamlandı.

2025 yılı itibarıyla tamamlanan incelemeler neticesinde, evin bulunduğu 40 metrekarelik alan, Osman Gazi’nin evinin yeri olarak resmen tescillendi. Tarihi kayıtlara göre evin bakım ve korunmasından geçmişte "Kesilioğulları" ailesinin sorumlu olduğu da belirlendi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Taner Bilgin, Bilecik’in Milli Mücadele yıllarında en çok tahribata uğrayan şehirlerden biri olduğunu hatırlatarak, "Tarihçiler olarak sadece belgelere dayalı konuşabiliriz. Tapu kayıtları ve arşiv belgeleriyle evin yerini noktasal olarak tespit ettik. Umarım tescillenen bu alanda, o iki katlı tarihi evi aslına uygun şekilde yeniden canlandırabiliriz" ifadelerini kullandı.