Bölgedeki çatışmalar nedeniyle seyahat alışkanlıklarında yaşanan değişimi değerlendiren TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Türkiye'nin uluslararası arenada bir "güven adası" olarak görüldüğünü belirterek, karalama kampanyalarına karşı geniş çaplı bir iletişim atağı başlattıklarını duyurdu.
Orta Doğu'da şubat ayı sonlarında tırmanan askeri hareketlilik ve çatışmalar, bölgesel turizm trafiğinde belirgin bir yavaşlamaya neden olurken, seyahat rotalarının da yeniden şekillenmesine yol açıyor. Bölgeye yönelik uçuşlarda yaşanan iptaller ve hava sahası kısıtlamaları, turistleri daha güvenli ve ulaşımı kolay alternatiflere yönlendiriyor. Bu süreçte güçlü havacılık altyapısı ve kesintisiz uçuş ağına sahip olan Türkiye, değişen turizm talebinden pay alabilecek en güçlü adayların başında geliyor.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, yaşanan son gelişmeleri değerlendirerek Türkiye'nin turizmdeki konumu ve sektörün aldığı önlemler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bağlıkaya, Türkiye'nin barışı tesis etme çabalarının küresel çapta takdir topladığını ve ülkenin çevresindeki tüm çatışmalara rağmen adeta bir "güven adası" olarak konumlandığını vurguladı.
Orta Doğu pazarında uçuşların askıya alınmasıyla turizm hareketlerinin durma noktasına geldiğine dikkat çeken Bağlıkaya, "Savaşın belirleyici olduğu süreçlerde sadece çatışmaların yaşandığı ülkelerde değil, tüm dünyadaki turizm hareketlerinde yavaşlama oluyor. Ancak Türkiye'nin güvenli ve huzurlu bir ülke olduğu gerçeği, zamanla tüketici nezdinde daha net görülecek ve bu durum ilerleyen dönemlerde turizmimize olumlu yansıyacaktır" ifadelerini kullandı.
Dezenformasyona Karşı Uluslararası İletişim Ağı
TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, bölgesel savaşın Türkiye turizmi üzerindeki olası olumsuz etkilerini en aza indirmek ve güven ortamını pekiştirmek amacıyla uluslararası düzeyde kapsamlı bir iletişim kampanyası yürüttüklerini belirtti. Yabancı medya kuruluşlarında yer alabilen dezenformasyon içerikli haberlere karşı proaktif bir tutum sergilediklerini aktaran Bağlıkaya, gerçeği yansıtmayan yayınlar için gerekli tekzip taleplerini hızla ilettiklerini söyledi.
Sektörün hedef pazarlardaki muhataplarına bilgilendirici mektuplar gönderdiğini ifade eden Bağlıkaya, şu bilgileri paylaştı: "Türkiye'nin ana turizm destinasyonlarının, bölgesel gelişmelerin yaşandığı bölgelerden binlerce kilometre uzakta olduğunu hatırlattık. Ülkemizdeki hava trafiğini veya turizm rotalarını etkileyen hiçbir kısıtlama bulunmuyor. Seyahat acentelerinden konaklama tesislerine kadar sektörün tüm bileşenleriyle tam kapasite hizmet vermeye devam ediyoruz."
Altyapı ve Havacılık Gücü Avantaj Sağlıyor
Türkiye'nin turizmdeki operasyonel gücüne de değinen Bağlıkaya, İstanbul Havalimanı'nın yoğunluğu ve Türk Hava Yolları'nın geniş uçuş ağının bu süreçte büyük bir avantaj sağladığının altını çizdi. Öte yandan, çatışmaların petrol fiyatları üzerindeki etkisinin hava yolu biletlerinde maliyet baskısı oluşturabileceğine işaret eden Bağlıkaya, petrol arzının dengelenmesiyle bu riskin azalacağını öngördüklerini belirtti.
Bağlıkaya, uçuş planlamalarında büyük bir değişiklik olmaması durumunda turizm sezonunun belirlenen hedeflere yakın bir seviyede tamamlanmasını beklediklerini sözlerine ekledi.