Katar'daki önemli üretim tesislerinin çatışmalardan etkilenmesiyle küresel helyum tedarikinde yaşanan daralma, başta Asya merkezli yarı iletken sektörü olmak üzere birçok kritik teknoloji alanında ciddi üretim riskleri yaratıyor.
Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimler ve çatışmalar, küresel teknoloji tedarik zincirinin en hassas halkalarından birini hedef aldı. Dünyanın en büyük helyum üretim merkezlerinden biri olan Katar'daki Ras Laffan kompleksinin İran'a ait insansız hava aracı ve füze saldırılarından etkilenmesi, küresel helyum piyasasında ciddi bir arz sıkıntısını tetikledi. Kısa vadede çözülmesi beklenmeyen bu tedarik darboğazı, özellikle yarı iletken (çip) üretimini tehdit ediyor.
Helyum, periyodik tablonun en hafif soy gazı olmasının ötesinde, modern endüstrinin vazgeçilmez bir bileşeni konumunda bulunuyor. Çip üretim süreçlerinde termal kontrol, vakum ortamlarının sağlanması ve sızıntı tespiti gibi aşamalarda kullanılan helyumun, özellikle ASML tarafından üretilen ve ileri düzey çip basımı için şart olan EUV (aşırı ultraviyole) litografi makinelerinin soğutulmasında henüz bir alternatifi bulunmuyor.
Asya Piyasalarında Alarm Zilleri Çalıyor
Küresel çip imalatının kalbi konumundaki Asya ülkeleri, Katar kaynaklı bu arz şokundan en çok etkilenecek bölge olarak öne çıkıyor. Küresel yüksek bant genişlikli belleğin yüzde 80'ini ve DRAM pazarının yaklaşık yüzde 70'ini elinde bulunduran Güney Koreli teknoloji devleri Samsung ve SK Hynix, ihtiyaç duydukları helyumun yüzde 65'inden fazlasını Katar'dan ithal ediyor. Güney Koreli üreticilerin ellerinde şu an için yaklaşık altı aylık bir stok bulunması piyasaları kısmen rahatlatsa da, dünyanın en büyük fason çip üreticisi Tayvanlı TSMC için durumun daha kritik olduğu belirtiliyor.
Sektör analistlerinden alınan bilgilere göre, neredeyse tüm gelişmiş çiplerin mimarı olan TSMC'nin Tayvan operasyonları için elindeki helyum rezervinin ancak mayıs ortasına kadar yetebileceği öngörülüyor. Şirketin alternatif olarak yöneldiği ABD tedarikinde de stokların giderek azaldığı rapor ediliyor.
Geri Dönüşüm Çabaları Açığı Kapatmaya Yetmiyor
Yarı iletken endüstrisi, değerli bir kaynak olan helyumu korumak için yıllardır geri dönüşüm teknolojilerine yatırım yapıyor. Günümüzde Japonya ve Tayvan'daki gelişmiş üretim tesislerinin yüzde 70'inden fazlasında helyum geri dönüşüm sistemleri aktif olarak kullanılıyor ve kullanılan gazın yüzde 90 ila 95'i geri kazanılabiliyor. Sektörde bu adımı ilk atan şirketlerden biri olan Samsung, kurduğu sistem sayesinde yılda 4,7 ton helyum tasarrufu sağlıyor. Ancak uzmanlar, geri dönüşüm sistemlerinin mevcut arz açığını tek başına kapatacak ölçekte olmadığı konusunda birleşiyor.
Krizin Etkileri Sadece Çiplerle Sınırlı Değil
Helyum tedarikinde yaşanan bu darboğaz, yarı iletkenlerin yanı sıra doğrudan bu gaza bağımlı olan diğer kritik sektörleri de tehdit ediyor:
- Tıbbi Görüntüleme Cihazları: Dünya genelinde hastanelerde kullanılan 14 binden fazla MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) cihazının süper iletken mıknatısları, çalışabilmek için sıvı helyumla soğutulmaya ihtiyaç duyuyor.
- Veri Depolama: Güç tüketimini ve aerodinamik sürtünmeyi düşürmesi sebebiyle yüksek kapasiteli sabit disklerde havanın yerine helyum kullanılıyor.
- Telekomünikasyon: Yapay zeka devrimiyle birlikte talebi hızla artan fiber optik kabloların üretim aşamasında, cam yapısındaki kusurları önlemek amacıyla yine helyuma başvuruluyor.
Katar'ın ihracat kapasitesindeki düşüşün devam etmesi halinde, küresel elektronik piyasalarında ve tıbbi hizmetlerde zincirleme bir krizin yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Piyasalar şimdi bir yandan Orta Doğu'daki çatışmaların seyrini izlerken, diğer yandan alternatif tedarik kanallarının ne ölçüde devreye girebileceğini değerlendiriyor.