ABD ve İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlattığı askeri operasyonlar beşinci haftasını geride bırakırken, küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki istikrarsızlık piyasaları derinden etkilemeye devam ediyor.
ABD ve İsrail kuvvetlerinin 28 Şubat itibarıyla İran'a karşı başlattığı askeri müdahalelerde beşinci haftaya girilmesiyle birlikte, küresel enerji piyasalarındaki tansiyon yüksekliğini koruyor. Çatışmaların bölgesel bir krize dönüşmesi ve tedarik zincirlerinde yarattığı belirsizlik, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert dalgalanmalara zemin hazırlıyor.
Krizin ilk günlerinde hızla yükselişe geçen enerji fiyatları, taraflardan gelen açıklamalar ve sahadaki askeri gelişmelere bağlı olarak gün içinde yön değiştirmeye devam ediyor. Dünyanın en önemli enerji geçiş güzergahlarından biri olan Orta Doğu'da suların durulmaması, yatırımcıların arz güvenliği endişelerini canlı tutuyor. Bölgedeki enerji altyapılarının ve kritik boğazların çatışmalardan etkilenme ihtimali, piyasalardaki risk priminin yüksek kalmasına neden olan temel faktörler arasında yer alıyor.
Enerji analistleri, çatışmaların uzamasının ve kapsamının genişlemesinin küresel enflasyon üzerinde yeni bir yukarı yönlü baskı yaratabileceğine dikkat çekiyor. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek olası kesintilere karşı başta Asya ve Avrupa olmak üzere petrol ithalatçısı ülkeler, alternatif enerji kaynakları ve stratejik rezervlerin kullanımı gibi senaryoları yakından değerlendiriyor.
Savaşın altıncı haftasına doğru ilerlerken, piyasalar bir yandan sahadaki askeri hareketliliği, diğer yandan da diplomatik kanallardan gelebilecek olası ateşkes veya müzakere haberlerini fiyatlamaya çalışıyor. Enerji piyasalarındaki bu öngörülemezlik, küresel ekonomik büyüme beklentileri üzerinde de bir baskı unsuru oluşturmaya devam ediyor.