Bölgede tırmanan kriz, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik risklerini artırarak enerji ve gübre maliyetlerini tırmandırdı. Artan girdi fiyatları, küresel ölçekte yeni bir tarım enflasyonu tehdidini beraberinde getirirken, temel tarımsal emtia fiyatlarında sert yükselişler kaydedildi.
Orta Doğu'da son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve karşılıklı saldırılar, küresel enerji, gıda ve tarım emtia piyasaları üzerindeki baskıyı tehlikeli bir boyuta taşıdı. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yükselen güvenlik riskleri, lojistik zincirlerini sekteye uğratırken, gübre ve taşımacılık maliyetleri üzerinden gıda üretimine ciddi bir yük bindirdi. Piyasalar, artan maliyetlerin üretim tercihlerini değiştirmesi ve fiyatları kalıcı olarak yukarı çekmesi riskiyle karşı karşıya.
Maliyet şokları, üreticilerin ürün rotasyonlarını da yeniden şekillendirmeye başladı. Yüksek nitrojen gübresine ihtiyaç duyan mısır ve buğday gibi ürünlerin yerine, daha az gübre gerektiren soya fasulyesi gibi alternatiflere yönelimin artması bekleniyor. Küresel tarım piyasalarındaki bu tedirginlik, gösterge endekslere de doğrudan yansıdı. Temel tarım ürünlerinin spot fiyat hareketlerini ölçen S&P GSCI Tarım Spot Endeksi, krizin derinleştiği son bir aylık periyotta yüzde 4,1 oranında artış göstererek 354,47 seviyesinden 368,83 seviyesine tırmandı.
Emtia borsalarında işlem gören ürünlerin fiyatları da maliyet artışlarına paralel olarak yukarı yönlü bir seyir izledi. Chicago Ticaret Borsası verilerine göre son bir ay içinde buğday fiyatları yüzde 2,3, mısır yüzde 4,1 ve pirinç yüzde 3,2 artış kaydetti. Benzer şekilde ABD'deki Intercontinental Exchange piyasasında şeker yüzde 13,7, kakao yüzde 11,9, pamuk yüzde 7,3 ve kahve fiyatları yüzde 6 oranında yükseldi.
Gübre piyasasındaki dalgalanma ise tablonun en kritik parçalarından birini oluşturuyor. Küresel gübre ticaretinin yaklaşık üçte birinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar, gübre fiyatlarında sert sıçramalara neden oldu. Savaş öncesinde ton başına 482,50 dolar civarında seyreden üre fiyatları, kısa süre içinde yaklaşık yüzde 50 oranında artarak 720 dolara ulaştı. Bölgedeki Katar, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Bahreyn gibi küresel azotlu gübre piyasasının en büyük tedarikçilerinden yapılan sevkiyatların tehlikeye girmesi, Kuzey Yarımküre'de başlayan ekim sezonu öncesinde tarımsal verimlilik adına büyük bir risk oluşturuyor.
Ekonomi ve tarım uzmanları, mevcut tablonun 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna savaşından daha derin bir gıda şokuna zemin hazırlayabileceği konusunda uyarıyor. Navlun maliyetlerindeki artış ve uzayan teslimat sürelerinin yalnızca gübre değil; yem, tahıl, bitkisel yağ ve hayvansal protein zincirlerinin tamamını baskı altına aldığı ifade ediliyor. Eğer bölgedeki kriz uzar ve ticaret için alternatif rotalar etkin bir şekilde devreye sokulamazsa, ithalata bağımlı ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde ciddi bir tedarik krizi ve yeni bir tarımsal enflasyon dalgasının kaçınılmaz olacağı değerlendiriliyor.